Yargıtay Kararı 16. Hukuk Dairesi 2020/1926 E. 2020/4129 K. 08.10.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/1926
KARAR NO : 2020/4129
KARAR TARİHİ : 08.10.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İli … Mahallesi çalışma alanında bulunan 102 ada 1 ve 2 parsel sayılı 3.546,85 ve 3.458,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydına dayalı olarak; 102 ada 1 parsel, 1/4 hisse ile Hazine, 3/4 hisse ile … adına tespit ve tescil edildikten sonra, yargılama öncesinde …’ün ölümüyle mirasçılarına kayden intikal etmiş; 102 ada 2 parsel ise, 1/4 hisse ile Hazine, 3/4 hisse ile … adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacılar … ve …, tapu kaydına dayanarak, tapu iptali ve taşınmazların adlarına tescili istemiyle davalı Hazine aleyhine dava açmışlardır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, çekişmeli taşınmazların tapu kaydının iptali ile 1/100 hissesinin davalı Hazine adına tapuya tesciline, kalan kısımda davacıların hisselerinin baki tutulmasına karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
TMK’nın 640/2 ve 702/2. maddelerine göre; kural olarak, miras bırakanın terekesi elbirliği mülkiyeti hükümlerine tabi olup mirasçılar terekeye elbirliği ile sahip olduklarından, bütün haklar üzerinde birlikte tasarruf etmeleri gerekmektedir. Tereke üzerinde mirasçıların TMK’nın 701 ve 702. maddelerine göre belirlenmiş payları olmayıp, her birinin payı taşınmazın tamamı üzerinde söz konusu olduğundan, tasarrufi işlemlerde mirasçıların oybirliği aranır. Dava da bir tasarrufi işlem olduğundan üçüncü kişi durumunda bulunan davalıya karşı tüm mirasçıların birlikte dava açmaları zorunludur. Somut olayda, dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tespit maliki …’ün mirasçısı olan davacı …, 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazda Hazine adına kayıtlı 1/4 oranındaki hissenin adına tescil edilmesi istemiyle dava açmıştır. Çekişmeli 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydı nedeniyle 1/4 payının Hazine, 3/4 payının ise davacının babası … adına tespit ve tescil edildiği; tespit maliki …’ün vefatıyla davacı … ile dava dışı diğer mirasçılar… adlarına iştiraken kayden intikal ettiği tapu kaydından anlaşılmaktadır. Dava anılan parselin tepsit malik … mirasçılarından … tarafından adına tescili istemiyle açılmış olduğu halde Mahkemece, davacının talebi açıklattırılarak, taşınmazın satış, bağış ya da murisin ölümünden sonra yapılan taksim ile davacıya kalıp kalmadığı araştırılmadan, başka bir ifade ile davacı …’ün aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı belirlenmeden esasa ilişkin karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, öncelikle davacı …’den dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın babasından kendisine ne şekilde intikal ettiği hususunda açıklama istenmeli, taksim, bağış, satış vs. gibi nedenlerden birine dayanması durumunda, bu iddiasını kanıtlaması için kendisine süre ve imkan verilmeli, taşınmazın tereke malı olmadığının saptanması halinde yargılamaya devam edilerek uyuşmazlığın esası bakımından bir karar verilmeli; taşınmazın murisin terekesine dahil olduğu sonucuna varılması halinde ise, adı geçen davacının tek başına adına tescil isteyemeyeceği göz önüne alınarak davanın reddi gerekeceği gözetilmelidir. Mahkemece, bu husus göz ardı edilerek davanın esasına ilişkin hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, esas yönünden davalı taşınmazlardan biri hakkında verilecek hüküm diğer taşınmazı da etkileyeceğinden sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.