YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/322
KARAR NO : 2020/3512
KARAR TARİHİ : 28.09.2020
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : UYGULAMA KADASTROSU
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Yargıtay bozma ilamında özetle; “yapılan araştırma ve incelemenin yetersiz olduğu belirtilerek, öncelikle denetime veri teşkil edecek eski tarihli hava fotoğrafları, uydu fotoğrafları, ortofoto, tesis kadastrosu haritası, mahkeme ilamları ve eki olan haritalar, varsa uygulama kadastrosu sırasında yararlanılan diğer haritalar gibi bilgi ve belgelerin toplanması, bundan sonra mahallinde, yerel bilirkişiler, taraf tanıkları ve harita mühendisi fen bilirkişisinin katılımı ile keşif yapılması; keşif sırasında yerel bilirkişi ve tanıklardan, tesis kadastrosu sırasında da zeminde mevcut olan sabit sınır ya da yapılar bulunup bulunmadığı sorularak varsa yerlerinin fen bilirkişisine işaretlettirilmesi, fen bilirkişisinden uygulama kadastrosuna esas teşkil eden bilgi ve belgeler ile bilirkişi ve tanık anlatımlarından yararlanarak uygulama kadastrosunun denetlemesinin istenmesi, fen bilirkişi raporunda tesis kadastrosunun hangi yöntem ve tekniklerle yapıldığı, uygulanan yöntemlerin hata paylarının ne olduğu, üretilen haritaların zeminle uyumsuz bulunması halinde farklılığın nereden ve hangi sebeplerden kaynaklandığı, uygulama kadastrosu sonucu tespit edilen yeni sınırların yönetmelik hükümlerine uygun olarak tespit edilip edilmediği hususlarının belirlenmesi, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi” gereğine değinilmiştir. Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu 111 ada 91 parsel sayılı taşınmazın uygulama tespiti gibi tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu taşınmazın sınırlarının değişmediği, taşınmazın yüzölçümünde meydana gelen farkın tesis kadastrosu sırasında takeometrik ölçülerin yanlış tersimatından kaynaklandığı kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de, yapılan araştırma, inceleme ve uygulama karar için yeterli bulunmamaktadır. Davacı Hazine adına kayıtlı dava konusu 111 ada 89 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu tutanağı incelendiğinde; uygulama kadastrosu tespitiyle taşınmazın sınırlarında ve yüzölçümünde meydana gelen farklılığın, tesis kadastrosu sırasında taşınmazın gerek ölçüye dayalı poligon değerleri, gerek köşe noktalarının açı ve ölçü mesafeleri ve gerekse köşe noktalarının yanlış birleştirilmelerinden dolayı uygulama tutanağına ekli pafta fotokopisinde (A), (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen bölümlerin paftasına yanlış tersim edilmesinden kaynaklandığının belirtildiği, aynı şekilde dava konusu 111 ada 91 ve dava dışı 111 ada 90 parsel sayılı taşınmazların uygulama kadastrosu tutanakları incelendiğinde; taşınmazların sınırlarında ve yüzölçümünde meydana gelen farklılığın da yine taşınmazların uygulama tutanağına ekli pafta fotokopisinde (A) ve (B) harfleriyle ayrı ayrı gösterilen bölümlerin paftasına yanlış tersim edilmesinden kaynaklandığının belirtildiği ve bozmaya uyulduğu halde harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişiden bu hususları da irdeler şekilde denetime elverişli rapor aldırılmamış, dava dışı 111 ada 90 parsel sayılı taşınmazın uygulama kadastrosu sonucunda oluşturulan sınırlarının, tesis kadastrosu sonucu oluşturulan paftadaki sınır yerlerinden farklı olmasının, dava konusu 111 ada 89 parselin sınırlarını da etkilediği anlaşılmasına rağmen 111 ada 90 parsel sayılı taşınmazın tapu kayıt maliki de davaya dahil edilmemiştir. Bu şekilde eksik ve yetersiz bir incelemeye dayalı olarak karar verilemez.
Hal böyle olunca; Mahkemece öncelikle davacıya, 111 ada 90 parsel (eski 3966) sayılı taşınmazın tapu kayıt malikini davaya dahil etmesi için davacıya süre ve imkan tanınmalı, taraf teşkilinin sağlanması halinde dahili davalıdan savunma ve delilleri sorulmalı, bildirdiği takdirde delilleri toplanmalı, ardından harita mühendisi ve jeodezi ve fotogrametri mühendisi bilirkişi sıfatına sahip bilirkişilerin de dahil olduğu, üç kişilik uzman bilirkişi heyeti eliyle önceki bozma ilamında belirtilen ve yukarıda bahsedilen hususları da irdeler şekilde inceleme ve araştırma yapılmalı ve bundan sonra toplanan ve toplanacak deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir. Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulması isabetsiz olup, davacı Hazine vekilinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 28.09.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi