YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2020/8659
KARAR NO : 2020/4972
KARAR TARİHİ : 30.10.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU: TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kullanım kadastrosu sonucu, … Köyü çalışma alanında bulunan 258 ada 7 parsel sayılı 1.524,03 metrekare yüzölçümündeki tarla niteliğindeki taşınmaz, beyanlar hanesinde 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarıldığı şerhi verilerek Hazine adına tespit ve tescil edilerek beyanlar 29.09.2015 tarihinde tapuya tescil edilmiştir. Davacı …, 13.04.2016 tarihli dava dilekçesi ile miras yolu ile gelen hakka ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın adına tescili istemi ile dava açmıştır. Mahkemece; yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davanın mülkiyete ilişkin olduğu şeklindeki nitelendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiştir. Ne var ki, taşınmazın Hazine adına orman sınırları dışına çıkarıldığı ve kullanım kadastrosuna tabi tutulduğu kadastro tutanağından anlaşılmasına rağmen orman kadastrosunun hangi tarihte yapıldığı, taşınmazın bu çalışmada orman sınırı içine alınıp alınmadığı, alınmışsa tapuya tescil edilip edilmediği, orman sınırı içinde ise hangi tarihte orman sınırları dışına çıkarıldığı hususları araştırılmamış olduğundan davanın niteliğinin kesin olarak belirlendiğinden söz edilemez. Temyiz incelemesi sırasında dosya mahalline geri çevrilmiş ve dosya içerisine alınan belgelerden yörede 2010 yılında 3402 sayılı Kanun’un 5304 sayılı Kanunla değişik 4. maddesi uyarınca orman ve arazi kadastrosu yapıldığı, 2012 yılında ise 6831 sayılı Kanun’un 2/B maddesi uyarınca çalışmalar yapılıp kesinleştiği anlaşılmaktadır. Dava, orman kadastrosunun kesinleştiği 2010 yılından itibaren 10 yıl içinde açıldığına göre, mahkemece davacıya, davasının 3402 sayılı Kanun’un 12. maddesine dayalı olarak orman parseline karşı açılan tapu iptali ve tescil davası mı, yoksa kullanım kadastrosuna tabi tutulan taşınmazda kendi lehine kullanım şerhi verilmesi istemli bir dava mı olduğu sorularak dava dilekçesi açıklattırılmalı; buna göre davanın niteliği belirlenip bu sonuca göre bir araştırma yapılarak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece bu yön göz ardı edilerek yazılı şekilde karar verilmesi isabetsiz olup davalının temyiz itirazları açıklanan sebeplerle yerinde görüldüğünden hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer itirazların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
30.10.2020 gününde oybirliğiyle karar verildi.