YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/261
KARAR NO : 2021/1283
KARAR TARİHİ : 17.02.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucunda, … İlçesi … Köyü çalışma alanında bulunan 123 ada 56 parsel sayılı 29.756 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, toprak tevzi komisyonu çalışmaları sonucu oluşan tapu kaydına dayalı olarak, kamu orta malı mera vasfıyla özel siciline kaydedilmiştir. Davacı …, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak, tapu iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 123 ada 56 parsel sayılı taşınmazın davalı Hazine adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmaz üzerinde, davacı taraf lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 14. maddesindeki zilyetlikle mülk edinme koşullarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan değerlendirme ve varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Şöyle ki; dava konusu 123 ada 56 parsel sayılı taşınmazın tamamı, 1970 yılında yapılan toprak tevzi çalışmaları sırasında 66 numaralı toprak komisyonunca 89 parsel numarasıyla Hazine lehine sınırlandırılmış ve tapu kaydı oluşturulmuştur. Davacının, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1. maddesi gereğince çekişmeli taşınmazı zilyetlikle kazanabilmesi için, tevzi tarihi itibariyle lehine 3402 sayılı Yasa’nın 14. maddesi uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşmiş olması zorunludur. Ne var ki, somut olayda, mahallinde yapılan keşif sırasında dinlenen yerel bilirkişi ve davacı tanıklarının beyanlarından, davacının taşınmaz üzerindeki zilyetliğinin toprak tevzi çalışmalarının tamamlandığı 1971 yılından sonra başladığı, öncesinde çekişmeli taşınmazın kullanılmadığı anlaşılmaktadır. Şu halde yapılan yargılama sonucunda davacı tarafın, toprak tevzi çalışmalarından önce taşınmazın zilyetliğini devraldığını ispat edemediği kuşkusuzdur.
Hal böyle olunca; Mahkemece, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 46/1 ve 14. maddeleri uyarınca kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle mülk edinme koşullarının gerçekleşmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne hükmedilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 17.02.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.