YARGITAY KARARI
DAİRE : 16. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2021/3282
KARAR NO : 2021/5085
KARAR TARİHİ : 09.06.2021
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay’ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu, … İlçesi … Mahallesi çalışma alanında bulunan 206 ada 8 parsel sayılı 235.00 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle ölü olduğu belirtilerek, Hakkı oğlu … adına tespit edildikten sonra, Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/95 Esas, 2003/72 Karar sayılı ilamıyla yüzölçümü 265.70 metrekare olarak tespit edilmiş ve satış nedeniyle … oğlu … adına tescil edilmiştir. Davacı …, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak taşınmazın 30.00 metrekarelik bölümünün tapu kaydının iptali ve adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın kabulüne, 206 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 32,73 metrekare yüzölçümlü olan tapu kaydının iptali ile 206 ada 8 parselin yüzölçümünün 23.11.2015 havale tarihli fen bilirkişileri … ve …’ın raporlarının eki olan krokide (A) harfi ile gösterilen 32,73 metrekare olan kısmın ifrazı ile neticede 206 ada 8 parsel sayılı taşınmazın 232,97 metrekare olarak davalılar … (… kızı), … (… oğlu), … (… kızı), … (… kızı), … (… oğlu) adına tapuya tesciline, ilgili krokide (A) harfi ie gösterilen 32,73 metrekare olan kısmın 206 ada 9 parsel sayılı taşınmaz ile tevhidine, neticede 208 ada 9 parsel sayılıl taşınmazın 316,55 metrekare olarak davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; daha sonra 206 ada 9 parsel sayılı taşınmazın yüzölçümü tashihen 382.01 metrekare olarak düzeltilmiş, hüküm, davalılar … ve müşterekleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece; dava konusu taşınmaz bölümünün davacıya ait olduğu kabul edilerek yazılı şekilde hüküm kurulmuş ise de, varılan sonuç dosya kapsamına uygun bulunmamaktadır. Davacı, kadastro öncesi nedene dayalı olarak eldeki davayı açmış olup, dava, niteliği itibariyle 3402 sayılı Kadastro Kanunu’ nun 12/3. maddesi kapsamında tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Dava konusu taşınmazın kadastro tespiti 20.06.1991 tarihinde kesinleşmiş olup, temyiz incelemesine konu dava ise 01.07.2013 tarihinde açılmıştır. Bu haliyle, kadastro tespitinin kesinleştiği tarih ile davanın açıldığı tarih arasında anılan yasa maddesinde düzenlenen 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiği anlaşılmaktadır.
Hal böyle olunca; Mahkemece, 3402 sayılı Kadastro Kanunu’nun 12/3. maddesi uyarınca davanın hak düşürücü sürenin geçmiş olması nedeniyle reddine hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde kabul kararı verilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz edenlere iadesine, yasal koşullar gerçekleştiğinde kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09.06.2021 gününde oybirliği ile karar verildi.