YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/15057
KARAR NO : 2016/4080
KARAR TARİHİ : 24.03.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
I-Hükümlü … Hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Hükümlü hakkında kurulan … Asliye Ceza Mahkemesi’nin 15.04.2003 gün, 2000/36 Esas ve 2003/6 Karar sayılı önceki hükmünün temyiz edilmeksizin kesinleştiğinin anlaşılması karşısında;
Hükümlü hakkındaki kararın kesinleşmesinden sonra, aynı dosyada sanık olan … ve …’a ilişkin ilk hükmün, sanıklar müdafii tarafından temyiz edilmesi ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca, 5320 sayılı Kanun’un 8/2. maddesinin verdiği yetki çerçevesinde iadesi üzerine, hakkında hüküm kesinleşmiş olan …’un tekrar yargılanma sürecine dahil edilerek, 27.01.2009 tarihli hükmün kurulduğu anlaşılmaktadır. Kurulan bu hüküm, hukukî değerden yoksun ve yok hükmünde olduğundan, hukuken varlık kazanmayan bir kararın temyiz davasına konu edilmesi de mümkün değildir.
Bu nedenle; hükümlü … hakkında yeniden kurulan hükme yönelik, konusu bulunmayan temyiz taleplerinin 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi yollaması ile CMUK’nun 317. maddesi uyarınca, tebliğnameye aykırı olarak REDDİNE; 5252 sayılı Kanun’un 9/3. maddesine göre, gereğinin taktiri yönünden, mahkemesine gönderilmesi için dosyanın incelenmeden Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
II-Sanıklar … ve … hakkında kurulan hükümlerin incelenmesinde:
Oluş ve dosya içeriğine göre, gece sayılan zaman diliminde mağdur …’in işyeri camının kesilmesi, mağdur …’un ise ikiden ziyade kişi ile işyeri kapı kilit ve aliminyum doğrama kısmının zorlanarak içeride bulunan çelik kasaların alınması ve ayrı bir yere götürülerek balyoz ve murç yardımı ile açılması şeklinde gerçekleşen, mağdur …’e yönelik eylem yönünden 765 sayılı TCK’nın 493/1, mağdur …’a yönelik eylem yönünden 765 sayılı TCK’nın 493/1-son maddesinde belirtilen hırsızlık suçları için öngörülen cezanın türü ve yukarı sınırına göre, aynı Yasa’nın
102/3. ve 104/2. maddelerinde belirtilen 15 yıllık uzamış zamanaşımı süresinin, kabul edilen suç tarihleri olan 25.08.1999 ve 09.06.2000 gününden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanıklar hakkındaki kamu davalarının zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, 24.03.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.