Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/19746 E. 2017/7072 K. 05.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19746
KARAR NO : 2017/7072
KARAR TARİHİ : 05.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Uyap kayıtlarından yargılamaya konu tutanak dışında aynı yerle ilgili olarak sanık hakkında başka tespit tutanaklarının da düzenlendiğinin anlaşıldığı, gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yerinin tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi, 6352 sayılı Kanun’un geçici 2. maddesi ile getirilen düzenleme yönünden haksız yere hak kaybına uğranmasının önlenmesi bakımından, sanık hakkında açılan her bir dava dosyasının suç ve iddianame tarihleri tereddüte mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, tutanaklar arasındaki süre dikkate alındığında; kesinleşen dosyalardaki ceza miktarları mahsup edilerek TCK’nın 43. maddesinin uygulanması koşulları tartışılıp değerlendirilmeden sanık hakkında eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
2-6352 sayılı Yasa’nın yürürlüğe girdiği 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçları 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinden düzenlenmiştir. ”Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Suçun sübutu halinde; mutlaka bakılması gereken husus ödeme konusudur.
Bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK’nın 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.”
Bahsedilen zarar; vergili ve cezasız miktardır. Fakat ilgili maddede zararın soruşturma aşamasında ödenmesinden bahsedilmiştir. Bu durumda Cumhuriyet Savcısı keşif yapıp alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır.
Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme kararı verilmelidir.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; bilirkişiden normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra sanığa makul bir süre verilerek zararı tamamen tazmin etmesi halinde sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Kabul ve uygulamaya göre de;
a-Hüküm fıkrasında sanık hakkında, tekrar suç işlemeyeceği konusunda olumlu bir kanaatin oluşmaması nedeniyle hapis cezasının seçenek yaptırımlara çevrilmesine, ertelenmesine ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yer olmadığına, yazılmasına rağmen gerekçeli kararda daha önce kasıtlı bir suçtan mahkumiyeti bulunmayan sanığın duruşmada gözlenen pişmanlığı nedeni ile tekrar suç işlemeyeceği konusunda mahkememizde oluşan olumlu kanaate göre verilen hapis cezasının ertelenmesine karar verilmesi suretiyle çelişki oluşturulması,
b-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53.maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’ın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.