Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/19895 E. 2017/7020 K. 05.06.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/19895
KARAR NO : 2017/7020
KARAR TARİHİ : 05.06.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Mükerrer cezalandırılmaya sebebiyet vermemek bakımından; dosya içeriğinden ve yapılan UYAP sorgulamasından sanık hakkında 09.09.2012 tarihinde tutulan tutanak nedeniyle, Ankara 23. Asliye Ceza Mahkemesi’nde 2013/268 Esas ve 2013/666 Karar sayılı kararı ile 20.07.2012 tarihinde tutulan tutanak nedeniyle Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 201/407 Esası ile açılan kamu davası ile birleştirildiği, dosyanın 2015/1290 Karar sayısı ile karara çıktığı, dava dosyalarının ilgili belgelerinin onaylı suretlerinin inceleme konusu dosya içerisine alınarak suç ve iddianame tarihlerinin belirlenmesinden sonra sanığın eyleminin TCK’nın 43. maddesi kapsamında kaldığı takdirde, Ankara 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2015/1290 Karar sayılı ilamında TCK’nın 43. maddesi uygulandığından TCK’nın 3 ve 61. maddelerinde gözönünde bulundurularak TCK’nın 43. maddesi uyarınca uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden eksik incelemeyle hüküm kurulması,
2-Kaçak kullanım bedeline ilişkin vergiler dahil cezasız kullanım bedeline ilişkin rapor alındıktan sonra bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.” Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir. Bilirkişi alınan rapor sonucunda sanığa ”bilirkişi tarafından belirlenen zararı tamamen tazmin etmesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” ilişkin ihtar içerek şekilde yeniden makul bir süre verilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Bu dava sebebiyle yapıldığı belirtilen 8 TL tebligat giderinin 6352 sayılı Yasa’nın 100. maddesi ile CMK’nın 324. maddesinin dördüncü fıkrasına eklenen cümle gereğince, 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olduğunun ve bu nedenle sanığa yargılama gideri olarak yükletilmeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı’nın temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 05.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.