YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/22558
KARAR NO : 2017/12181
KARAR TARİHİ : 23.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet, beraat
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Sanık … hakkında hırsızlık suçundan 5271 sayılı CMK’nın 231.maddesi uyarınca verilen ve davayı sonuçlandırıcı nitelikte olmayan ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı aynı Yasa’nın 231/12. madde ve fıkrasına göre itiraz yasa yolu açık olup, yine aynı Yasa’nın 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda yasa yolunda ya da merciin belirlenmesinde yanılma, başvuranın haklarını ortadan kaldırmayacağından, katılan vekilinin temyiz dilekçesinin itiraz dilekçesi olarak kabul edilerek dosyanın itirazı inceleyecek Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesine dosyanın gönderildiği, Gebze 1. Ağır Ceza Mahkemesince 17/03/2014 tarihinde 2014/236 değişik iş sayı ile itiraz konusu incelenerek itirazın kabulüne hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının kaldırılmasına dair karar verildiği anlaşıldığından, dosyanın incelenmeden mahkemesine gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na İADESİNE,
2-Sanıklar hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin yapılan incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, kararın dayandığı gerekçeye ve takdire göre, katılan kurum vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun ve de takdire dayalı bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
3-Sanık … hakkında kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
Mahkemenin sanığın yokluğunda verilen 30.01.2014 tarihli kararın cezaevinde olan sanığa 5271 sayılı CMK’nın 35/son maddesi uyarınca kendisine okunup anlatılmadan tebliğ edilmesi nedeniyle usulüne uygun olmadığı ve bu nedenle sanığın kararı süresinde temyiz ettiği anlaşılmakla yapılan incelemede;
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53.maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
5237 sayılı TCK’nın 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulaması sırasında, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanacağının belirtilmemesi, infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı olduğundan, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Yargılama giderlerinin her bir sanığın sebep olduğu tutar kadar ayrı ayrı yükletilmesi gerektiği gözetilmeden, “sanıktan alınmasına” karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … ve katılan vekilinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından “yargılama giderlerine” ilişkin bölüm çıkartılarak, yerine “yargılama giderlerinin sanığın payı oranında alınmasına” cümlesi yazılmak suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
4-Sanık … hakkında kurulan hırsızlık suçunun yapılan incelemesinde;
Başka suçtan… Cezaevi’nde hükümlü olan ve ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan sanık …’in, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 23.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.