YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/27800
KARAR NO : 2016/8397
KARAR TARİHİ : 02.06.2016
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Düşme
Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle incelenerek, gereği görüşülüp düşünüldü:
03.06.2003 olan suç tarihinin gerekçeli karar başlığında 03.06.2004 olarak gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Mahkemenin 30.12.2008 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararında katılan vekili lehine 575,00 TL vekalet ücretine hükmedildiği anlaşıldığından, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlememesi nedeniyle açıklanması geri bırakılan hükmün ortadan kaldırılmasına ve düşürülmesine karar verildiği 08.01.2015 tarihli kararda yeniden katılan vekili lehine vekalet ücreti takdir edilmesine gerek bulunmadığı kabul edilerek yapılan incelemede;
02.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesinde “…hakkında hırsızlık suçundan dolayı kovuşturma yapılan veya kesinleşmiş olup olmadığına bakılmaksızın hakkında hüküm verilen kişinin, bu Kanun yürürlüğe girdiği tarihten itibaren altı ay içinde, zararı tamamen tazmin etmesi hâlinde, hakkında cezaya hükmolunmaz, verilen ceza tüm sonuçlarıyla ortadan kalkar.” düzenlenmesine yer verildiği, 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesinde ise “Denetim süresi içinde kasten yeni bir suç işlenmediği ve denetimli serbestlik tedbirine ilişkin yükümlülüklere uygun davranıldığı takdirde, açıklanması geri bırakılan hüküm ortadan kaldırılarak, davanın düşmesi kararı verilir” düzenlemesine yer verildiği, somut olayda hakkında karşılıksız yaralanma suçundan kamu davası açılan sanık hakkında mahkemece 30.12.2008 tarihinde 5 yıl denetim süresi belirlenerek hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın 07.01.2009 tarihinde kesinleştiği, sanığın denetim süresi içerisinde suç işlememesi nedeniyle dosyayı resen ele alınan mahkemenin 08.01.2015 tarihli kararı ile 5271 sayılı CMK’nun 231/10. maddesi delaletiyle aynı Kanun’un 231/8 maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 30.12.2008 tarihli kararın “ortadan kaldırılmasına ve kamu davasının düşürülmesine” karar verildiği olayda, 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesi ile 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesi arasında özel kanun-genel kanun ilişkisi bulunduğu, belli bir dönem için geçerli olmak ve yalnızca karşılıksız yararlanma suçları yönünden uygulanmak üzere yeni düzenlemeler içeren 6352 sayılı Kanun’un Geçici 2/2. maddesinin özel kanun niteliğinde olduğu ve 5271 sayılı CMK’nın 231/10. maddesine göre öncelikle uygulanması gerektiği, somut olayda katılan kurum zararını denetim süresi işlemeye başlamadan önce 09.09.2003 tarihinde karşılayan sanık hakkındaki dava dosyasının 6352 sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği tarih itibariyle derhal ve resen incelemeye alınarak katılan kurumun zararını gideren sanık hakkında 6352 sayılı Yasa’nın Geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … Elektrik Dağıtım A.Ş. vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, 6352 sayılı Yasa’nın Geçici 2/2. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/4-a maddeleri uyarınca sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına, 02.06.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.