Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2015/28290 E. 2017/11896 K. 17.10.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28290
KARAR NO : 2017/11896
KARAR TARİHİ : 17.10.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Suçu sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanun’a eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000,00 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mala zarar verme suçundan dolayı suça sürüklenen çocuk hakkında tayin edilen 1.600,00 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
II-Suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün yapılan temyiz incelemesinde;
1-Başka suçtan …Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda Cezaevi’nde tutuklu olan ve duruşmalardan vareste tutulmaya dair bir talebi de bulunmayan suça sürüklenen çocuğun, kısa kararın okunduğu oturuma getirtilmeyerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 196. maddesine aykırı davranılması,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2-Suça sürüklenen çocuğun soruşturma aşamasında beyanının alınamadığı, kovuşturma evresindeki savunmasında da ” üzerine atılı suçları işlediğini hatırlamadığını” beyan ettiği, üzerine atılı suçları işlediğine ilişkin olarak, hükme esas alınan 03.07.2011 tarihli kolluk tutanağından başkaca bir delilin dosya münderecatında olmadığının anlaşılması karşısında; söz konusu tutanağın altında imzası bulunan polis memurlarının tanık sıfatıyla dinlenilerek, sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
3-Suç tarihinde güneşin 04.23’de doğduğu, TCK’nın 6/1-e maddesi ve yaz saati uygulaması birlikte değerlendirildiğinde, saat 04.23’de geceden sayılan zamanın sona erdiği, suçun gündüz vakti saat 04.40 sıralarında işlendiğinin anlaşılması karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında TCK’nın 143/1. maddesinin uygulanması suretiyle fazla ceza tayini;
4-Suça sürüklenen çocuğun, müştekiye ait seyyar tatlı tezgahının kilidini kırdıktan sonra, olay yerindeki polis memurlarını görüp, tezgahtan bir şey çalamadan yakalandığı olayda, suç yolunda katedilen mesafe, teşebbüsün ulaştığı derece, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı gözetilmek suretiyle olaya uygun olarak yapılacak indirimde, yasada öngörülen üst orana yakın bir oranda indirim yapılması gereği gözetilmeden, yasal ve yeterli olmayan gerekçeyle en az oranda indirim yapılmasını sonuçlayacak şekilde hüküm kurulması,
5- Çocuk Haklarına Dair Sözleşme’nin 40/3-4. maddesi, Birleşmiş Milletler Çocuk Ceza Adaleti Sisteminin Uygulanması Hakkında Asgari Standart Kuralları’nın 16. maddesi, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 34/3. maddesi, Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 17. maddesindeki hükümler birlikte değerlendirildiğinde, sosyal çalışma görevlilerinin suça sürüklenen çocukların özelliklerini, toplumda yapıcı bir rol üstlenmesini ve mahkemece yararlanılabilecek toplumsal kaynakların tanınmasını sağlamak üzere düzenleyecekleri sosyal inceleme raporu giderlerinin yargılama gideri olarak suça sürüklenen çocuğa yükletilemeyeceğinin gözetilmemesi, ; bilirkişi ücreti dışında kalan yargılama giderinin ise miktarı itibariyle 6183 SK 106. maddesi gereğince terkin edilmesi gerektiği gözetilmeden, suça sürüklenen çocuktan tahsiline karar verilmesi;
6-Suça sürüklenen çocuğa yükletilmemesi gereken sosyal inceleme raporu gideri çıkartıldıktan sonra suça sürüklenen çocuğa yüklenen 18,00 TL yargılama giderinin 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutardan az olması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu sebeplerden dolayı tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 17/10/2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.