YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2015/28417
KARAR NO : 2017/6824
KARAR TARİHİ : 31.05.2017
MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Hırsızlık suçunda; menkul bir malın, sahibinin rızası dışında alınması, mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesi, mağdurun suç konusu eşya üzerindeki zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesi söz konusudur. Somut olayda; işyerine müşteri gibi gelen suça sürüklenen çocuk …’nın, müştekiden hafıza kartı istediği ve 15,00 TL’lik hafıza kartını almak için 200,00 TL para vererek müştekiden 185,00 TL para üstünü aldıktan sonra, çocuğun alışverişten vazgeçerek parasını geri istediği, bunun üzerine müştekinin çocuktan para üzerini geri aldığı esnada çocuğun tırnakçılık tabir edilen yöntemle 10,00 TL parayı aldığı ve müştekinin paranın eksik olduğunu söyleyip ısrar etmesiyle, suça sürüklenen çocuğun cüzdanın altına saklamış olduğu 10,00 TL parayı müştekiye geri verdiği anlaşılmakla, söz konusu olayda eylemin özel beceri gerektirmediği, bu nedenle gerçekleşen eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesinde tanımlanan hırsızlık suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde TCK’nın 142/2-b maddesindeki suçtan mahkumiyetine hükmedilmesi,
2-5237 sayılı TCK’nın 61/1. maddesine göre malın değerinin az ya da çok olması, temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşmak için bir kriter olup, hırsızlık suçuna konu malın değerinin az olmasının TCK’nın 145. maddesinde ayrı olarak düzenlenmesi, kanun koyucunun hırsızlık suçunda malın değerinin az olmasına verdiği önemi göstermektedir. Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 15.12.2009 gün ve 6/242-291 sayılı içtihadında belirtildiği üzere, “…daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” görüşünün, TCK’nın 145. madde uygulamasında bütünüyle reddedilmesi mümkün değil ise de, maddenin yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. 145. maddenin gerek ilk şekli, gerekse değiştirilmiş biçimi; ortak tanımlama ile, hırsızlık suçunun konusunu oluşturan değerin az olmasını temel almaktadır. TCK’nın 145. maddesine göre, faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması yeterli olup, hâkim indirim oranını TCK’nın 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “işlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. Değer azlığı nedeniyle ceza vermekten vazgeçme kararı verilecek ise; malın değerinin azlığı yanında “suçun işleniş şekli ve özellikleri” de dikkate alınmalıdır. TCK’nın 145. maddesinin uygulanmasında hâkime takdir hakkı tanınmış olup, hâkim takdir hakkını kullanırken keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle uygulama yapmalıdır.
Somut olayda ise; 1. nolu bentte ifade edildiği şekilde suç tarihinde suça sürüklenen çocuğun mağdurun 10,00 TL parasını alması karşısında hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle TCK’nın 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerektiğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 31.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.