Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/10374 E. 2017/1975 K. 21.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/10374
KARAR NO : 2017/1975
KARAR TARİHİ : 21.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Suça sürüklenen çocuğun, park halinde bulunan müştekiye ait motosikleti çalması şeklinde gelişen olayda; eyleminin 5237 sayılı TCK’nın 142/1. maddesinin (e) bendine uyduğu gözetilmeyerek aynı Kanun’un 141/1 ile hüküm kurulması aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış olup, her ne kadar hükümden sonra 02/12/2016 tarihinde 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın 141. maddesinde tanımı yapılan hırsızlık suçu da uzlaşma kapsamına alınmış ise de, bununla birlikte TCK’nın 142/1-e maddesi ile doğru uygulama yapılsa idi sonuç cezanın 1 yıl hapis cezasının üzerinde olacağı, bu durum itibariyle TCK’nın 50. maddesi gereğince seçenek yaptırım zorunluluğu olmayacağı dikkate alındığında, sonuç ceza bakımından kazanılmış hak gereği TCK’nın 50. maddesi ile uygulama yapılması ve uzlaşma hükümlerinin değerlendirilmesinin atıfet kuralı uyarınca Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008 gün, 2008/6-47 Esas ve 2008/43 sayılı kararı ışığında, suça sürüklenen çocuğun yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkacak sonuçtan ikinci kez yararlandırılmasının hakkaniyete aykırı sonuçlar doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin sakatlanmasına yol açacağı değerlendirildiğinden bozma nedeni yapılmamış,
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Mahkemece 5271 sayılı Yasa’nın 150/2. maddesi uyarınca, 18 yaşından küçük suça sürüklenen çocuğun savunmasını yapmak üzere zorunlu müdafinin görevlendirilmesi nedeniyle, müdafiye ödenen avukatlık ücretinin suça sürüklenen çocuğa yargılama gideri olarak yükletilmesine karar verilmesi suretiyle Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 6/3-c maddesindeki düzenlemeye aykırılık meydana getirilmesi;
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320
sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hükümden “Müdafii görevlendirmesi nedeniyle yapılacak vekalet ücretine ilişkin ödemelerin suça sürüklenen çocuktan alınmasına” şeklindeki bölüm çıkarılarak, yerine “Toplam 403,00 TL olan müdafii ücretine ilişkin yargılama giderinin kamu üzerinde bırakılmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulanan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.02.2017 gününde oybirliği ile karar verildi.