Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/1050 E. 2017/9187 K. 10.07.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/1050
KARAR NO : 2017/9187
KARAR TARİHİ : 10.07.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Beraat

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanığa yüklenen mühür bozma suçu yönünden ise, mühürleme işlemi ile oluşturulan mührün görülebilir niteliği, TCK’nın 203/1. maddesinde düzenlenen mühür bozma suçunun şekli bir suç olması ve mührün konuluş amacına aykırı davranılması durumunda da oluşması, yargılamaya konu sayacın 11/07/2009 tarihinde görevliler tarafından mühürlenip elektriğin kesildiğinin dosya içinde örnekleri mevcut belgelerde belirtilmiş olması karşısında, gerekli görülürse tutanak tanıklarının da dinlenilmesi ile birlikte sanığın olayın meydana gelmesindeki sorumluluğu ve mühürleme amacını ortadan kaldıracak şekilde herhangi bir davranışı bulunup bulunmadığı da araştırılıp değerlendirilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekeceği gözetilmeden, mühür bozma suçundan beraatine karar verilmesi,
2-a)Sanık hakkında kayıtsız sayaç ile elektrik kullandığına dair kaçak tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; meskende kullanılan elektrik sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir oturduğu ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması ve sanık suça konu yerde halen oturmakta ise ise keşif yapılıp kullanılabilecek elektrik miktarı belirlenmek suretiyle; oturmuyorsa ise tespit tutanağında belirtilen tüketim değerlerine göre yine tespit tutanağında belirtilen sayaç endeksinin uyumlu olup olmadığı ve vergiler dahil cezasız kaçak/usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan, aynı sayaca ilişkin temyize konu iddianame tarihinden sonra, farklı tarihlerde tutulan kaçak tespit tutanaklarına istinaden düzenlenen rapora dayanılarak eksik inceleme ve araştırma ile uygulama yapılması,
b)Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilerek, 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun’un Geçici 2. maddesinin fıkrası uyarınca aynı maddenin 2. fıkrası gereğince, şikayetçi kurumun zararını tazmin etmesi halinde sanık hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği gözetilerek, sanığın kurumun zararını giderip gidermediği sorularak, gidermediğinin tespiti halinde, “bilirkişi tarafından tespit edilecek normal tarifeye göre vergiler dahil, cezasız kaçak kullanım bedeline ilişkin zararı gidermesi halinde 6352 sayılı Yasa’nın Geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine” dair bildirimde bulunularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinin düşünülmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılan vekilinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin açıklanan nedenle 1412 sayılı CMUK’nun 321. maddesi uyarınca tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 10.07.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.