Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/15110 E. 2017/15330 K. 05.12.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15110
KARAR NO : 2017/15330
KARAR TARİHİ : 05.12.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Yargılamaya konu tutanak dışında aynı yere ilgili olarak aynı sanık hakkında 20.10.2012 tarihli başka tespit tutanağın da düzenlendiği, 20.10.2012 tarihli tutanağa ilişkin İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/35 Esas ve 2015/74 Karar numarasıyla karar verildiği dosya tetkikinden anlaşılmakla; gerçeğin şüpheye yer vermeyecek şekilde açığa çıkartılması, zincirleme suç hükümlerinin uygulama yeri bulunup bulunmadığının tespiti ile varsa mükerrer cezalandırılmanın önüne geçilmesi bakımından, İstanbul Anadolu Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/35 Esas ve 2015/74 Karar sayılı dava dosyasının getirtilip incelenerek, suç ve iddianame tarihleri tereddüde mahal bırakmayacak şekilde belirlenip, iddianame ile oluşan hukuki kesinti değerlendirilip, tutanaklar arasındaki süre de dikkate alınarak sanık hakkında suça konu tutanaklar yönünden 5237 sayılı TCK’nın 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı, TCK’nın 43. maddesinin uygulanma koşullarının gerçekleştiğinin tespiti halinde CGK’nın 21.05.2013 tarih, 2012/13-1543 Esas ve 2013/257 Karar, 15.03.2016 tarih, 2014/10-847 Esas ve 2016/120 Karar sayılı kararlarındaki ilkeler de dikkate alınarak TCK’nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılması, suça konu dosyanın kesinlenmiş olması halinde mahsup işleminin yapılması gerektiği gözetilmeksizin eksik kovuşturma sonucu yazılı şekilde hüküm tesisi,
Kabule göre de;
2-03.12.2012 tarihli kaçak elektrik tespit tutanağına istinaden açılan kamu davasında mahkeme tarafından alınan bilirkişi raporu sonucunda, bilirkişi raporunda sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket ettiğinin tespit edilmesi ve normal tarifeye göre vergisiz cezasız kurum zararının hesaplanmasına rağmen, sanığa bilirkişi raporunun tebliğ edilmesine rağmen yasal ihtarın yapılmaması karşısında; kurum zararının soruşturma aşamasında ödenmesi halinde TCK’nın 168/5. fıkrası gereğince KYOK verilmesi gerekli olduğu, bu konuda soruşturma aşamasında yapılması gerekip yapılmayan usulü işlemlerin kovuşturma aşamasında tamamlanması sebebiyle bilirkişi tarafından normal tarifeye göre hesaplanan vergisiz ve cezasız kurum zararı olan 424,12 TL’ye %18 KDV oranı eklenerek belirlenen 500,46 TL kurum zararını,varsa daha önce yapılan ödemeler kurumdan sorulup mahsup edildikten sonra kalan miktar belirlenip, verilecek makul sürede ödenmesi halinde etkin pişmanlıktan faydalanabileceği ve TCK’nın 168/5. fıkrası, CMK’nın 223/8. fıkrası uyarınca kovuşturma şartı gerçekleşmediği için, suç tarihinde göre düşme kararı verileceği ödenmediği takdirde yargılamaya devamla dosyadaki delillere göre hüküm kurulacağı tebliğ ve ihtar edilip yüze karşı ise talep etmesi halinde, tebligat yapılıyorsa her halde makul bir süre verilerek sonucuna göre hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmiş olması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 05.12.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.