YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15158
KARAR NO : 2017/11788
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Beraat
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müşteki vekilinin 10/11/2015 tarihli duruşmada, “şikayetimiz devam etmektedir. Davaya katılmak istiyoruz” şeklinde beyanda bulunduğu, bu talebin davaya katılma istemi niteliğinde olduğu ve CMK’nın 238. maddesi uyarınca, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek hüküm kurulduğunun anlaşılması karşısında; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 2010/9-149 Esas ve 2010/205 Karar sayılı kararı ışığı altında CMK’nın 237/2. maddesi hükmü nazara alınarak Dairemizce müşteki kurum vekilinin katılma istemi konusunda, temyiz inceleme aşamasında bir inceleme ve araştırma yapılmadan karar verilmesi olanaklı görüldüğünden, müşteki kurumun doğrudan doğruya suçtan zarar görmesi nedeniyle davaya katılan … vekilininde katılan vekili olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede,
1)Sanığın savunmasında, olay tarihinde ara boru takarak karşılıksız yararlanma eylemini …’in yaptığını beyan etmesi ve …’in de ara boru taktığını kabul etmesi karşısında, … hakkında suç duyurusunda bulunularak, dava açılması halinde her iki dava birleştirilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken, eksik kovuşturma ile yazılı şekilde beraat hükmü verilmesi,
Kabul ve uygulamaya göre de;
2)Sanık hakkında düzenlenen kaçak su tespit tutanağında sanığın işletmesinde sayaçsız olarak ara boru takarak su kullandığının tespit edilmesi karşısında; sanığın suça konu iş yeri faaliyetinin ne kadar süredir devam ettiğinin ve kaçak kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, sanık halen bu adreste oturuyorsa keşif yapılıp kullanılabilecek su miktarı belirlenmek suretiyle, işletmenin faaliyeti devam etmiyorsa tespit tutanağında belirtilen kaçak su kullanım verilerine göre kaçak kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile hüküm kurulması,
3)Alınacak bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, katılan kurumun normal tarifeye göre vergili ve cezasız gerçek zararının ne olduğunun bilirkişiye hesaplattırılarak, sanık hakkında kamu davası açılmadan önce katılan kurum tarafından talep edilen zararı soruşturma aşamasında tazmin eden sanık hakkında kamu davası açılamayacağından, CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma şartının gerçekleşmemesi nedeniyle sanık hakkındaki kamu davasının düşürülmesi, zarar karşılanmıyor ise sanığa kaçak su kullanım bedelini hükümden önce ödemesi halinde TCK’nın 168/5. maddesi uyarınca etkin pişmanlıktan yararlanabileceği hususu hatırlatılıp, talep etmesi halinde zararı gidermesi için kendisine makul bir süre verilerek sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, katılan … vekilinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.