Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/15350 E. 2017/14441 K. 22.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/15350
KARAR NO : 2017/14441
KARAR TARİHİ : 22.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık …’nun 21/05/2011 tarihinde müdafii huzurunda kolluktaki ifadesinde olay günü diğer sanıklar ve suça sürüklenen çocuk ile saat 21.00 ila 21.30 sularında buluştuklarını beyan ettiği, yine aynı sanığın Cumhuriyet Savcısı huzurundaki ifadesinde; gece saat 01.00 sularında hırdavatçı dükkanına hırsızlık amacıyla girdiklerini ve aldıkları eşyaları suça konu araca yüklediklerini beyan ettiği anlaşılmakla; söz konusu hırsızlık eyleminin saat 21.00 ila saat 01.00 suları aralığında olduğu, dolayısıyla hırsızlık suçunun gece vakti işlenmesi nedeniyle 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesi uyarınca verilen cezada arttırım yapılmaması, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
I-Sanıklar …, … ve … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesi kapsamında kaldığı, sanıklar hakkında TCK’nın 142/1-e. maddesinin uygulanması talebiyle açılan davada TCK’nın 142/1-b maddesinin uygulanması için ek savunma hakkı tanınmamış ise de, sonuç cezanın değişmemesi nedeniyle bu husus bozma nedeni yapılmamıştır.
Sanıklar hakkında Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı Kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Suça sürüklenen çocuk … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Suç tarihinde 18 yaşından küçük olan suça sürüklenen çocuk hakkında, TCK’nın 53/4. maddesi uyarınca anılan maddenin 1. fıkrasındaki hak yoksunluklarına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi racılığıyla CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısım çıkarılmak suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Suça sürüklenen çocuk … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde;
Suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nın 151/1, 31/3. maddesinde tanımlanan mala zarar verme suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e ve 67/4. maddelerinde öngörülen suça sürüklenen çocuk hakkındaki 5 yıl 4 aylık zamanaşımının, karar tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, suça sürüklenen çocuk hakkında mala zarar verme suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
IV-Sanıklar …, … ve … hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Sanıkların, olay günü katılana ait aracın sol ön şoför kapısının üst kısmından kanırtarak kapıyı açıp içine girip düz kontak yapmak suretiyle aracı çaldıklarının anlaşılması karşısında, sanıkların aracı çalmak amacıyla araç içerisine girmek için araca zarar vermelerinin mala zarar verme suçunu oluşturmayacağı, bu durumun hırsızlık suçundan temel ceza belirlenirken alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edileceği, sanıkların eyleminin sadece hırsızlık suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, mala zarar verme suçudan beraatleri yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, ssanıklar …, … ve … müdafiilerinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 22/11/2017 tarihinde oybirliği ile karar verildi.