Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/16292 E. 2017/1882 K. 20.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/16292
KARAR NO : 2017/1882
KARAR TARİHİ : 20.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında mala zarar verme suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
2-Tekerrüre esas alınan Bismil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/531 Esas ve 2011/604 Karar sayılı ilamda TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi gözetilerek sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedenleri yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi, hükümden tekerrür uygulamasına ilişkin bölümün tamamen çıkarılması suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
2-Sanık hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükmün temyiz incelemesinde:
Dosya kapsamındaki tarafların anlatımına göre; sanığın, müştekiye ait minibüsün aralıklı olan camını indirerek minibüs içerisine girerek hırsızlığa teşebbüs etmesi şeklindeki eyleminin, TCK’nın 141/1. maddesine uyduğunun anlaşılması karşısında; tebliğnamedeki sanığın eyleminin TCK’nın 142/1-b maddesine uyduğu yönündeki görüşe iştirak olunmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye, hakimin takdirine göre; sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Eylemin gece sayılan zaman diliminde gerçekleşmesi nedeniyle sanığa verilen cezanın TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırılması gerektiğinin gözetilmemesi,
2-Sanığın, müştekiye ait park halindeki araç içerisinde, eylemini tamamlamadan yakalandığının anlaşılması karşısında, sanık hakkında teşebbüs hükümlerinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,
3-Mahkemece tekerrüre esas alınan Bismil Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2010/531 Esas ve 2011/604 Karar sayılı ilamda TCK’nın 31/3 maddesinin uygulanması karşısında, 5237 sayılı TCK’nın 58/5. maddesi uyarınca sanık hakkında TCK’nın 58. maddesindeki mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanamayacağının gözetilmemesi,
4-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 326/son maddesi uyarınca ceza süresi bakımından sanığın kazanılmış hakkının gözetilmesine, 20.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.