Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/18607 E. 2016/13757 K. 26.12.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/18607
KARAR NO : 2016/13757
KARAR TARİHİ : 26.12.2016

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Müşteki …’a karşı işlenen suçun tarihi 18.05.2011, katılan …’na karşı işlenen suçun tarihi 11.05.2011, katılan …’a karşı işlenen suçun tarihi 03.08.2011 olmasına rağmen gerekçeli karar başlığında tüm suçların işleniş tarihinin 30.04.2011 olarak gösterilmesi, mahallinde düzeltilebilir maddi yazım hatası olarak kabul edilmiştir.
Sanık …’ın adli sicil kaydında yer alan tekerrüre esas alınabilecek mahkumiyetleri içinde en ağırı olan Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesi’nin 13.07.2006 gün, 2006/46 Esas ve 2006/143 Karar sayılı kararına konu hırsızlık suçundan hükmedilen kesinleşme tarihi 04.07.2007, infaz tarihi 01.02.2011 olan 5 yıl hapis cezasına ilişkin hükümlülüğünün tekerrüre esas alınması gerektiğinin gözetilmemesi, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır
5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 58/6. maddesine göre, sanık hakkında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulaması ve denetimli serbestliğe ayrı ayrı karar verilmesi gerektiği, sanık … hakkında müşteki … ile katılanlar … ve …’na karşı işlediği suçlardan dolayı kurulan mahkumiyet kararları sonrası TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verildiği halde, katılan …’a karşı işlediği suçtan dolayı kurulan hükümde TCK’nın 58. maddesinin uygulanmasına karar verilmemiş olması, bir kere tekerrür iradesi ortaya konulmuş olduğundan ve infaz aşamasında gözetilebilecek bir husus olduğundan bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçların sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Birlikte suç işleyen sanıkların kendi sebep oldukları yargılama giderlerinden ayrıca, birlikte ortak sebep oldukları yargılama giderlerinden ise kendi payları oranında sorumlu tuluması gerekirken eşit tahsiline karar verilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 326/2. maddesine aykırı davranılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve …’ın temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından yargılama giderlerine ilişkin bölümün çıkartılarak yerine ”yargılama gideri olarak hesaplanan 227,50 TL’den sanıkların kendi sebep oldukları yargılama giderlerinden ayrıca, birlikte ortak sebep oldukları yargılama giderlerinden ise kendi payları oranında sorumlu tutulmaları halinde her bir sanığın payına düşen 113,75 TL’nin sanıklardan ayrı ayrı tahsili ile hazineye gelir olarak kaydedilmesine” cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 26.12.2016 gününde oybirliği ile karar verildi.