Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/19783 E. 2017/1795 K. 16.02.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19783
KARAR NO : 2017/1795
KARAR TARİHİ : 16.02.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanık hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kamu davası açıldığı halde ilgili suç bakımından sanık hakkında bir karar verilmediğinin anlaşılması karşısında; sanık hakkında mahallinde başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
Adli sicil kaydında tekerrüre esas hükümlülüğü olan sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nın 58/6-7. maddesi ile uygulama yapılmaması karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
A)Sanık hakkında katılan …’e yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık ve katılanlar … ile …’a yönelik gerçekleştirdiği mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Hak yoksunluklarına hükmedilirken yanılgılı hüküm kurulmuş ise de, mahkumiyetin kanuni sonucu olarak infaz evresinde resen ve doğru olarak, TCK’nın 53. maddesinin 1 ila 3.fıkralarında öngörüldüğü biçimde uygulanması mümkün görüldüğünden ve Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanık …’un temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
B)Sanık hakkında katılanlar …, … ve …’a yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.

Ancak;
1-Suç tarihi itibarıyle güneşin doğuş saati 05.21 olup bir saat öncesinin geceye tekabül ettiği ve katılanların araçlarını gece 22.00-23.00 sıralarında park ettikleri ve sabah saat 07.00 sıralarında araçların yerinde olmadıklarını fark ettikleri, sanığın ilk önce katılan …’e ait aracı ikrar ettiği üzere saat 03.00-03.30 sıralarında çaldığı, fakat diğer katılanlara yönelik eylemlerini saat kaçta gerçekleştirdiğine dair dosyaya yansayan herhangi bir bilginin bulunmadığının anlaşılması karşısında, katılanlar …, … ve …’a yönelik eylemin şüphe bulunduğundan dolayı gündüz işlendiğinin kabulünün gerektiği gözetilmeden sanık hakkında hırsızlık suçundan TCK’nın 143. maddesiyle temel cezadan arttırım yapılması,
2-Kasten işlemiş olduğu suç için hapis cezasıyla mahkûmiyetin yasal sonucu olarak sanığın, 5237 sayılı TCK’nın 53/1. maddesinin (a), (b), (c), (d), (e) bentlerinde yazılı haklardan, aynı maddenin 2. fıkrası uyarınca cezasının infazı tamamlanıncaya kadar, kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkileri açısından ise anılan maddenin 3. fıkrası uyarınca mahkûm olduğu hapis cezasından koşullu salıverilinceye kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm kurulması
Ayrıca, T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, katılan … ve …’a yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkralarından TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması ile sanığın ayrı ayrı neticeten 6 yıl hapis cezasıyla cezalandırılması ve katılan …’a yönelik gerçekleştirdiği hırsızlık suçundan kurulan hüküm fıkrasından TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin kısmın çıkarılması ile sanığın neticeten 4 yıl hapis cezasıyla cezalandırılması ve T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümlerden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” cümlesinin eklenmesi suretiyle, eleştiri dışında diğer yönleri usul ve yasaya uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 16.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.