Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/19887 E. 2017/4172 K. 27.03.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/19887
KARAR NO : 2017/4172
KARAR TARİHİ : 27.03.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
04.12.2014 gün, 2014/92 Esas ve 2014/835 Karar sayılı mahkeme ilamının temyizi üzerine Yargıtay 22. Ceza Dairesince verilen 04.05.2016 tarih, 2015/20955 Esas ve 2016/7465 Karar sayılı bozma ilamı ile; Sanığın kurumun ölçümüne mani olacak şekilde su kullanıp kullanmadığı, kullandığı miktarın sayaçtan geçip geçmediği, sanığın işyerinde kullandığı miktar ile belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı konularında bilirkişiden rapor alınması, sonucuna göre sanığın karşılıksız yararlanma kastı ile hareket edip etmediğinin değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırmaya dayanılarak yazılı şekilde karar verilmesi..” yasaya aykırı görülerek bozulmasına karar verildiği, 13.07.2016 tarihli duruşmada mahkeme tarafından Yargıtay Bozma Kararı yasaya uygun görülmediğinden önceki kararda ısrar edilmesine karar verildiği, mahkemenin 13.07.2016 tarih, 2016/523 Esas ve 2016/652 Karar sayılı kararı ile; iddia, tutanaklar, savunma ve tüm dosya birlikte değerlendirildiğinde; bozma kararında gösterilen ölçüme mani olacak şekilde su kullanıp kullanmadığı, sayaçtan geçip geçmediği, kullanılan miktar ile endeks değerinin uyumlu olup olmadığının bilirkişi yoluyla saptanmasının hukuki gerekçesi saptanamıştır. Olay tutanağının aksi kanıtlanamadığına göre olay tutanağı ve ekli fotoğraf değerlendirildiğinde; sayaçtan geçmeden su kullanımı sabit olmasına rağmen yargılama yapan Mahkemeyi bir takım incelemelere zorlamak hayatın olağan akışına ve hukuka uygun görülmeyerek o yönde araştırmalar yapılmamış ve sanığın suçu işlediği sabit olduğu belirtilerek, sanık hakkında mahkumiyet kararı verildiği, dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:
Mahkemenin 13/07/2016 günlü direnme kararı incelenmesine göre;
1-Sanık hakkında kuruma abone olmadan sayaçtan geçirmek suretiyle su kullandığına dair kaçak su tespit tutanağının düzenlenmesi karşısında; sanığın işyerinde kullanılan su sayacının tüketimi eksik gösterip göstermediği veya sayaca tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde müdahale edilip edilmediğinin tespit edilebilmesi için kuruma kaydı bulunmayan sayacın kullanıcı tarafından istenildiği zaman değiştirilmesinin mümkün olduğu da dikkate alınarak; sanığın suça konu yerde ne kadar süredir bulunduğunu ve kaçak ya da usulsüz kullanımın ne zaman başladığının kesin olarak saptanması, sanık suça konu yerde halen bulunuyor ise keşif yapılıp kurulu güç belirlenmek suretiyle; bulunmuyor ise tespit tutanağında
belirtilen su miktarına göre yine tespit tutanağında belirtilen endeks değerinin uyumlu olup olmadığı ve usulsüz kullanım bedeli konusunda teknik bilirkişiden rapor alınmadan eksik inceleme ve araştırma ile uygulama yapılması,
2-Alınan bilirkişi raporu sonucunda, sanığın karşılıksız yararlanma kastıyla hareket ettiğinin tespiti halinde, 02.07.2012 tarihinde kabul edilip 28344 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan ve 05.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6352 sayılı “Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkındaki” Kanun’un 84. maddesi ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesi uyarınca, sanığa, “katılan kurumun bilirkişi tarafından tespit edilecek cezalar hariç vergiler dahil zararını gidermesi halinde hakkında hükmolunacak cezada indirim uygulanacağı” hususunda bildirimde bulunulduktan sonra sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayin edilmesi gerektiği halde, bilirkişi raporu alınmadan sanığın yeniden mahkumiyetine karar verildiğinin anlaşılması karşısında, Yargıtay 22. Ceza Dairesi’nin bozma kararında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından, dosyanın Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE, 27.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.