Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2016/2947 E. 2017/14777 K. 29.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/2947
KARAR NO : 2017/14777
KARAR TARİHİ : 29.11.2017

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Karşılıksız yararlanma, mühür bozma
HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-Sanık hakkında mühür bozma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
14/04/2011 tarihinde yayınlanarak yürürlüğe giren 6217 sayılı Kanun’un 26. maddesi ile 5320 sayılı Kanuna eklenen ek 2. madde uyarınca doğrudan verilen 3.000 TL’ye kadar olan adli para cezalarından ibaret mahkumiyet hükümleri kesin olup, mühür bozma suçundan dolayı tayin edilen 3000 TL adli para cezasına ilişkin hükmün, cezanın türü ve miktarı itibariyle temyizi mümkün bulunmadığından, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’nun 317. maddesi gereğince sanık müdafiinin temyiz talebinin tebliğnameye uygun olarak REDDİNE,
2-Sanık hakkında karşılıksız yararlanma suçundan kurulan hükmün yapılan incelemesinde;
a-)5237 sayılı TCK’nın 168/5 maddesinde; ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz.” düzenlemesinin getirildiği; bahsedilen zararın ise keşif yapılarak kurulu gücün tespiti ve buna göre kullanılması muhtemel enerjiye göre bilirkişi tarafından hesaplanacak vergili ve cezasız miktar olduğu, kanun koyucunun amacı doğrultusunda, sanığa soruşturma aşamasında bu yöntemle belirlenecek zararın miktarı, ödeme yeri ve süresi bildirildiği takdirde suça konu bedeli soruşturma aşamasında da ödeyebileceği ancak ihtarın soruşturma aşamasında usulünce yapılmadığı gözetildiğinde kurum zararını 09.07.2014 tarihinde kovuşturma safhasında gideren sanık hakkında TCK’nın 168/5 maddesi, 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca kovuşturma koşulu gerçekleşmediğinden düşme kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-)5237 sayılı TCK’nın 168/5. maddesi ve 6352 sayılı Yasa’nın 103. maddesi ile 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu’nun 6. maddesine eklenen 2. fıkrası uyarınca adli sicilde bunlara mahsus sisteme kaydı işlemlerinin mahkemesince yerine getirilmesinde zorunluluk bulunmasına rağmen bu konuda karar verilmemesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … müdafiinin temyiz nedeni bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında açılan kamu davasının 5237 sayılı TCK’nın 168/5. ve 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince DÜŞMESİNE, karar kesinleştiğinde bir suretinin Adli Sicil Kanunu’nun 6/2. maddesi uyarınca mahsus siciline kaydı için Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğü’ne mahkemesince GÖNDERİLMESİNE, 29.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.