YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2016/519
KARAR NO : 2017/7516
KARAR TARİHİ : 12.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ : Karşılıksız yararlanma
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
1-6352 sayılı Yasa sonrası 05.07.2012 tarihi sonrasında işlenen karşılıksız yararlanma suçları 5237 sayılı TCK’nın 163/3. maddesinden düzenlenmiştir. ”Abonelik esasına göre yararlanılabilen elektrik enerjisinin, suyun veya doğal gazın sahibinin rızası olmaksızın ve tüketim miktarının belirlenmesini engelleyecek şekilde tüketilmesi halinde kişi hakkında bir yıldan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur.”
Suçun sübutu ve elektriğin sayaçtan geçmeden kullanıldığı bilirkişi raporu ile sabitse; mutlaka bakılması gereken husus ödeme konusudur.
Bu durumda da bakılması gereken madde 5237 sayılı TCK’nın 168/5: ”Karşılıksız yararlanma suçunda, fail, azmettiren veya yardım edenin pişmanlık göstererek mağdurun, kamunun veya özel hukuk tüzel kişisinin uğradığı zararı, soruşturma tamamlanmadan önce tamamen tazmin etmesi halinde kamu davası açılmaz; zararın hüküm verilinceye kadar tamamen tazmin edilmesi halinde ise, verilecek ceza üçte birine kadar indirilir. Ancak kişi, bu fıkra hükmünden iki defadan fazla yararlanamaz.”
Bahsedilen zarar; vergili ve cezasız miktardır. Fakat ilgili maddede zararın soruşturma aşamasında ödenmesinden bahsedilmiştir. Bu durumda Cumhuriyet Savcısı tarafından keşif yapılıp alınacak rapor sonucunda sanığa ödeme bildiriminde bulunmalıdır.
Eğer zarar soruşturma aşamasında tamamen ödenmişse mutlaka düşme kararı verilip adli sicilde bunlara ilişkin mahsus bir sisteme kayıt ettirilmelidir. Sanık soruşturma aşamasında hiç ödeme yapmamış, sanığa ödeme ihtarı da yapılmamış ve sanık kovuşturma aşamasında bilirkişinin hesapladığı miktarı tamamen gidermişse yine düşme verilmelidir.
Somut olay bu açıklamalar ışığında değerlendirildiğinde; sanığa makul bir süre verilerek ”bilirkişi tarafından belirlenen vergili cezasız tüketim bedeli olan 3.280,00 TL’yi tamamen ödemesi halinde kamu davasının düşürüleceğine” dair bildirimde bulunarak, sanığa makul bir süre de tanınıp bu süre beklenilerek, sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması,
2-Kabul ve uygulamaya göre de; Adli Para Cezalarının yerine getirilmemesi halinde 6545 sayılı Kanunla değişik 5275 sayılı Kanun’un 106/3. maddesi uyarınca infaz aşamasında resen uygulama yapılabileceği nazara alınmadan hüküm fıkrasında TCK’nın 52/4. maddesi gereğince ihtarat yapılması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedeni bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.