YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/2647
KARAR NO : 2017/7662
KARAR TARİHİ : 14.06.2017
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali, mala zarar verme
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçu bakımından iddianame ile dava açıldığı halde, herhangi bir karar verilmediği anlaşılmışsa da mahkemesince her zaman karar verilmesi olanaklı görülmüştür.
I-Sanıklar …, … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık, sanık … hakkında katılan …’a yönelik hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali; sanıklar …, … ve … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde:
Sanıklar … ve …’na zorunlu müdafii görevlendirilmediği gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 tarih, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararı doğrultusunda iştirak edilmemiştir.
Anayasa Mahkemesi’nin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/ 85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar …, …, …, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafiinin temyiz sebepleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye aykırı olarak ONANMASINA,
II-Sanıklar … ve … hakkında katılan …’na yönelik hırsızlık suçundan kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkimin takdirine göre; atılı suçun sanıklar tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-Müştekinin tavuk çiftliğinde çalışan tanık …’ın olay günü sabah saatlerinde çiftlikte müştekinin bir adet büyükbaş hayvanının olmadığını tespit etmesi üzerine olayın bu şekilde ortaya çıktığı, sanıkların da aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri nazara alındığında suç saatinin belli olmadığı, bu nedenlerle, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
2-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazetede yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanık … ve müdafii ile sanık …’nin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322.maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, hüküm fıkrasından 5237 sayılı TCK’nın 143. maddesinin uygulanmasına ilişkin bölümün çıkartılarak, aynı Yasanın 142/2-g ve 62. maddeleri gereğince sonuç cezanın 4 yıl 2 ay hapis cezası olarak belirlenmesi ve T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararının 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olmasından kaynaklanan zorunluluk nedeniyle; “TCK’nın 53. maddesinin uygulanmasına ilişkin olan tüm kısımların” hükümden çıkartılması ile yerine “TCK’nın 53. maddesinin Anayasa Mahkemesi’nin 2014/140 esas ve 2015/85 karar sayılı iptal kararı da gözetilmek suretiyle uygulanmasına” ibaresi eklenmek suretiyle,diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III-Sanık … hakkında katılan …’na yönelik hırsızlık; sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık; sanık … hakkında katılan …’e yönelik hırsızlık; sanık … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık; sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik konut dokunulmazlığının ihlali; sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklar …, …, …, … ve …’na zorunlu müdafii görevlendirilmediği gerekçesiyle bozma isteyen tebliğnamedeki düşünceye, Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 22.11.2016 tarih, 2016/950 Esas ve 2016/436 Karar sayılı kararı doğrultusunda iştirak edilmemiştir.
1-Sanıklar …, … hakkında hırsızlık suçundan kurulan hükümlerde diğer sanıklar tarafından çalınan hayvanları satın aldıklarının kabul edildiği ve bu kabule göre eylemlerinin TCK’nın 165. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunu oluşturduğu gözetilmeden, kabul ile çelişecek şekilde ve ne şekilde hırsızlık suçunu işlediğini gösterir her türlü şüpheden uzak somut ve kesin deliller ortaya konmadan yazılı şekilde karar verilmesi,
2-Katılan …’ya yönelik hırsızlık eyleminde suç tarihinde sabah 09.00’da jandarmaya gelen ihbarda sanık …’in evine 2 havyan getirdiğinin ihbar edilmesi üzerine aynı gün sanık …’in ikametinde yapılan aramada katılandan çalınan 2 adet ineğin bulunduğu ve müştekiye teslim edildiği,sanık …’in aşamalarda alınan beyanlarında suça konu hayvanları sanık …’ten satın aldığını ve olay günü sanık …’ın kendisini aradığını beyan etmesi karşısında sanıkların birbirleriyle irtibatlı olup olmadıklarına ilişkin telefon görüşme kayıtları incelenerek, hayvan alım satımına ilişkin varsa tanıkların da dinlenerek sanıkların hukuki durumunun tayini gerektiği gözetilmeden eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi ve sanık …’in suça konu hayvanları sanık …’dan aldığı hususunun subuta ermesi halinde; sanık … hakkında hırsızlık suçundan; sanık … hakkında suç eşyasının satın alınması suçundan; suça konu hayvanları sanık …’dan aldığı hususunun subuta ermemesi halinde sanık … hakkında hırsızlık suçundan beraat kararı, sanık … hakkında ise TCK’nın 142/2-g maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğinin gözetilmemesi
3-Sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik konut dokunulmazlığının ihlali suçundan kurulan hükümlerde oluşa ve dosya içeriğine göre sanıkların hırsızlık yaptıkları yerin ağıl olduğunun anlaşılması karşısında, ağıl konut kapsamında kabul edilemeyeceğinden, unsurları oluşmayan konut dokunulmazlığını bozma suçundan sanıkların beraati yerine mahkumiyetlerine karar verilmesi,
4-İddianamedeki sevk maddeleri ve nitelendirmeye göre; sanıklar … ve … hakkında katılan …’e yönelik mala zarar verme suçundan dava açılmadığı halde dava konusu dışına çıkılarak, yazılı şekilde hüküm kurulması suretiyle 5271 sayılı CMK’nın 225/1. maddesine aykırı davranılması,
Kabule göre de;
5-T.C. Anayasa Mahkemesi’nin, TCK’nın 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nın 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
6-Sanıklar … ve … hakkında katılan …’ya yönelik hırsızlık eyleminde katılanın eşinin sabah saat 06.00 sıralarında hayvanlara yem vermeye gittiğinde 2 adet ineğin yerinde olmadığını görmesi üzerine olayın ortaya çıktığı, sanıkların da aşamalarda suçlamayı kabul etmemeleri nazara alındığında suç saatinin belli olmadığı, bu nedenlerle, atılı suçun gece sayılan vakitte gerçekleştiğinin kesin olarak belli olmaması nedeniyle, “şüpheden sanık yararlanır” ilkesi gereğince eylemin gündüz vakti işlendiğinin kabulü ile hüküm kurulması gerekirken, atılı suçtan kurulan hükümde TCK’nın 143. maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla cezaya hükmedilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, o yer Cumhuriyet Savcısı, sanıklar …, …, …’ün, … ve sanık … müdafii ile sanık … ve müdafiinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye kısmen uygun olarak BOZULMASINA, 14.06.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.