Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2017/3866 E. 2017/14381 K. 23.11.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2017/3866
KARAR NO : 2017/14381
KARAR TARİHİ : 23.11.2017

Hırsızlık suçundan sanık …’un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 142/2-h,c.l maddesi uyarınca 7 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/12/2014 tarih, 2014/694 Esas ve 2014/794 sayılı kararı aleyhine Adalet Bakanlığı’nın 18/11/2015 tarih ve 94660652-105-34-11217-2015-E.23961/75655 sayılı Kanun yararına bozma isteminde bulunulduğundan bu işe ait dava dosyasının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 28/12/2015 tarih, 2015/381892 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderildiği, mezkur ihbarnamede; Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 18/12/2012 tarih, 2012/1411 Esas ve 2012/1852 sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığın müştekiye ait motosikleti, kullanım gereği açıkta park halinde iken çaldığının anlaşılması karşısında, eyleminin anılan Kanun’un 142/1-e maddesi kapsamında kalmasına rağmen, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinden, 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulmasının talep edildiği, Dairemizin 25/05/2016 tarih, 2016/2268 Esas ve 2016/7431 Karar sayılı ilamı ile; Kanun yararına bozma isteğine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı, incelenen dosya içeriğine, inceleme konusu olayda mağdurun direksiyon kilidiyle kilitlemek suretiyle koruma altına alarak evinin önüne bıraktığı motosikletin sanık tarafından alınması şeklinde gerçekleşen suçun, TCK’nın 142/2. madde fıkrasının 6545 sayılı Kanun’un 62. maddesiyle değişik (h) bendi kapsamında “kilitlenmek suretiyle muhafaza altına alınmış olan eşya hakkında “işlenmiş olduğu, dolayısıyla TCK’nın 142/1. madde fıkrasının (e) bendindeki nitelikli hali aşan (h) bendi uyarınca ceza tayinininde isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde görülmediğinden hükümlü … hakkındaki Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 16/12/2014 gün ve 2014/694-794 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma isteminin 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesi gereğince reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 18.07.2016 gün ve KYB-2015/381892 sayılı itirazname ile itiraz etmesi üzerine, Dairemizin 26/10/2016 tarih, 2016/10077 Esas ve 2016/11077 Karar sayılı ilamı ile, “Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazı yerinde görüldüğünden itirazın kabulüne, Dairemizin 25.05.2016 gün, 2016/2268 Esas ve 2016/7431 sayılı istemin reddine ilişkin kararının 6352 sayılı Kanun’un 99. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nın 308. maddesine eklenen 2 ve 3. fıkraları uyarınca kaldırılmasına, Kanun yararına bozma istemine dayanan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın ihbar yazısı ve incelenen dosya içeriğine göre; Hükümlü … hakkında yapılan yargılama sırasında Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2014/694 Esas sayılı kamu davasının 19.11.2014 tarihinde yapılan duruşmasına hükümlünün katılmaması üzerine hükümlü hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama emri düzenlenerek duruşmanın 17.02.2015 tarihine ertelendiği, hükümlünün 12.12.2014 tarihinde yakalanması üzerine resen duruşma açılarak savunmasının tespit edildiği ve ek savunma hakkı verildiği, duruşmanın daha önceden belirlenen 17.02.2015 tarihinde yapılmasına karar verilerek hükümlünün salıverildiği, mahkemece herhangi bir neden olmaksızın resen 16.12.2014 tarihinde duruşma açılıp sanık hazır edilmeksizin ve duruşmadan haberdarda edilmeden yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanmasının usul ve Yasaya aykırı olduğundan, öncelikle yukarıda açıklanan ve Yasaya aykırılık oluşturulan uygulama ile ilgili olarak Kanun Yararına Bozma isteminde bulunulmasından sonra gönderilmesi için dosyanının Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına iadesine karar verilmiştir.
Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü’nün 22/05/2017 tarih ve 94660652-105-34-11217-2015-Kyb sayılı Kanun Yararına Bozma isteminde; Bakırköy Asliye Ceza Mahkemesi’nin anılan kamu davasının 19/11/2014 tarihinde yapılan duruşmasına hükümlünün katılmaması üzerine hükümlü hakkında savunmasının alınmasına yönelik yakalama emri düzenlenerek duruşmanın 17/02/2015 tarihine ertelendiği, sanığın 12/12/2014 tarihinde yakalanması üzerine resen duruşma açılarak savunmasının tespit edildiği ve ek savunma hakkı verildiği, duruşmanın daha önceden belirlenen 17/02/2015 tarihinde yapılmasına karar verilerek hükümlünün salıverildiği, mahkemece her hangi bir neden olmaksızın resen 16/12/2014 tarihinde duruşma açılıp sanık hazır edilmeksizin ve duruşmadan haberdar edilmeden yokluğunda karar verilerek savunma hakkının kısıtlanması suretiyle yargılamaya devamla yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmediğinin bildirilmesi üzerine, bu işe ait dava dosyası Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 30/05/2017 tarih ve 2017/33429 sayılı ihbarnamesiyle dairemize gönderilmekle, dava dosyası ve ekleri okundu.
DOSYA İNCELENEREK GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ;
Kanun yararına bozma talebine dayanılarak düzenlenen tebliğnamelerdeki bozma isteği incelenen dosya kapsamına nazaran yerinde görüldüğünden, Bakırköy 53. Asliye Ceza Mahkemesi’nden verilip kesinleşen 16/12/2014 tarih, 2014/694 Esas ve 2014/794 sayılı kararının CMK’nın 309. maddesinin 4. fıkrasının (b-d) bendi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedeni savunma hakkını kısıtlama sonucu doğuran usul işlemini de kapsadığından kararı veren mahkemece yeniden yapılacak yargılama sonucuna göre gereken hükmün verilmesi için aynı maddenin 4. fıkrasının (b) bendi uyarınca müteakip işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın mahalline gönderilmesi için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na TEVDİİNE, 23/11/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.