Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2018/1267 E. 2019/3134 K. 12.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/1267
KARAR NO : 2019/3134
KARAR TARİHİ : 12.03.2019

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
KATILANLAR : …, …
SUÇLAR : Hırsızlık, görevi kötüye kullanma
HÜKÜM : Beraat
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK : Onama, bozma

Yerel mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
I-Sanık … hakkında hırsızlık ve görevi kötüye kullanma; sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçlarından verilen beraat kararlarına yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
Sanıklar … ile …’ın katılanlara ait evden meydana gelen hırsızlık olayına ilişkin olarak sanık …’e bildirimde bulundukları ve alınan savunmalarında, olayı Cumhuriyet Savcısına bildirme görevinin sanık …’e ait olduğunu belirttikleri, sanık …’in de bu savunmaları doğrulayarak bu görevin kendisine ait olduğunu ikrar ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık …’in görevi kötüye kullanılması suçundan cezalandırılması gerektiğine ilişkin tebliğnamedeki bozma isteyen düşünceye iştirak edilmemiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, katılanlar … ve … vekilinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II-Sanık … hakkında görevi kötüye kullanma suçundan kurulan hükme yönelik temyiz isteminin incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nun 161/2. maddesi uyarınca adli kolluk görevlilerinin el koydukları olayları, yakalanan kişiler ile uygulama tedbirleri, emrinde çalıştıkları Cumhuriyet Savcısı’na derhal bildirmek ve Cumhuriyet Savcısı’nın adliyeye ilişkin bütün emirlerini gecikmeksizin yerine getirmekle yükümlü olduklarının hüküm altına alındığı, polis memuru olan sanıklar … ve …’ın olay yerine intikal ettiklerinde ihbara konu eylemle ilgili olarak 24.12.2014 tarihli “Hırsızlık olayının gerçekleşmediği, olayın yanlış anlaşılmadan ibaret olduğu ve ikamette hırsızlık olayının meydana gelmediği” içerikli tutanak düzenleyip telefonla durumu sanık …’e bildirdikleri, sanık …’in ise bu durumu adli vaka olarak değerlendirmeyerek günün nöbetçi Cumhuriyet Savcısı’na bildirmediği, halbuki bu konuda
nitelendirmenin Cumhuriyet Savcısı’na ait olduğu dikkate alınarak olayın nöbetçi Cumhuriyet Savcısı’na iletilerek alınacak talimat doğrultusunda işlem yapılması gerektiği gözetilmeden ve bu konudaki deliller tartışılmadan sanığın eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 257/2. maddesine uyduğu halde, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı olduğu şekilde beraatine karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, katılanlar … ve … vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 12/03/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.