YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/7749
KARAR NO : 2019/7910
KARAR TARİHİ : 22.05.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme, başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması
HÜKÜM : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanıklar hakkında hırsızlık, mala zarar verme ve başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvuruların süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Müşteki …’a karşı iş yeri dokunulmazlığının ihlali suçundan zamanaşımı içerisinde işlem yapılması mümkün görülmüştür.
I) Sanık … hakkında başkasına ait kimlik veya kimlik bilgilerinin kullanılması suçundan kurulan hüküm ile sanıklar hakkında müşteki …’a karşı hırsızlık ve müşteki …’e karşı mala zarar verme suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla infaz aşamasında mahallinde gözetilebileceğinden, bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz nedenleri yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin tebliğnameye uygun olarak ONANMASINA,
II) Sanıklar hakkında müşteki …’a karşı mala zarar verme ile müştekiler … ve …’e karşı hırsızlık suçlarından kurulan hükümlerin temyiz incelemesinde;
Diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1- Müşteki …’a yönelik mala zarar verme eylemi bakımından; sanıkların, müştekinin 35 TL’lik zararını kovuşturma aşamasında giderdiklerinin dosya içerisindeki makbuzdan anlaşılması karşısında TCK’nun 168/2. maddesi gereği cezalarında indirim yapılması gerektiğinin düşünülmemesi suretiyle fazla ceza tayini,
2- Müşteki …’a karşı hırsızlık eylemi bakımından; oto inceleme tutanağı ve müşteki beyanına göre, kilitli aracının sol arka kapı kolunun kırıldığı ve kilit kısmında zorlama izlerinin bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, vasıfta yanılarak aynı Kanun’un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle haklarında fazla ceza tayini,
3- Müşteki …’e karşı hırsızlık eylemi bakımından;
a) Oto inceleme tutanağı ve müşteki beyanına göre kilitli aracının sol arka kapısının sert bir cisimle zorlanarak açıldığı ve kilit sisteminde hasar oluştuğunun anlaşılması karşısında; sanıkların eylemlerinin TCK’nun 142/1-b maddesinde düzenlenen suçu oluşturduğu gözetilmeden, vasıfta yanılarak aynı Kanun’un 142/2-d maddesi uyarınca hüküm kurulması suretiyle haklarında fazla ceza tayini,
b) Kolluğun sanık …’u yakaladığında üzerinde müştekiye ait bir kısım eşyaların ele geçirildiği, müştekiye ise sanığın üzerinden çıkan faturadaki numaradan kolluğun kendisinin ulaştığı ve mahkeme aşamasında giderildiği belirtilen zarara ilişkin makbuzun aslında müşteki …’ın zararına ilişkin olduğu ve çalınan diğer eşyaların da müştekiye iade edilmediğinin dosya içerisinden anlaşılması karşısında; sanıklar hakkında uygulama olanağı bulunmayan TCK’nun 168/1-4 maddesinin tatbiki suretiyle haklarında eksik ceza tayini,
4- Anayasa Mahkemesinin hükümden sonra 24/11/2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 08/10/2015 tarih, 2014/140 Esas ve 2015/85 sayılı kararı ile TCK’nın 53. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendine yönelik olarak vermiş olduğu iptal kararlarının da kapsam ve içerik itibarıyla değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanıklar … ve … müdafilerinin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından, yeniden hüküm kurulurken 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nın 326/son maddesi uyarınca sanıkların kazanılmış haklarının gözetilmesine, 22.05.2019 gününde oy birliğiyle karar verildi.