YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2018/88
KARAR NO : 2019/2477
KARAR TARİHİ : 20.02.2019
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Hırsızlık, mala zarar verme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
Yerel mahkemece sanık hakkında hırsızlık ve mala zarar verme suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hâkim’in takdirine göre; hırsızlık suçunun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, diğer temyiz nedenleri de yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1-30,00 TL değerindeki bakırı çalmaya çalışan sanık hakkında, suçun işleniş şekli ve özellikleri itibarıyla ceza vermekten vazgeçilemeyecek ise de, hırsızlık konusunu oluşturan malın değerinin az olması nedeniyle, TCK’nun 145. maddesi gereğince verilen cezadan belirlenecek oranda indirim yapılması gerekip gerekmediğinin karar yerinde tartışılmaması,
2-Kamu malına zarar verme suçu yönünden; sanığın, katılan belediyeye ait bakırları kesip hırsızlamaya çalıştığı iddia edilen olayda; bakırların kesilmesi haricinde başkaca zarar oluşmaması halinde, sanığın eyleminin bir bütün olarak hırsızlık suçunu oluşturacağı, hırsızlığa konu bakırların üzerinde meydana gelen zarardan dolayı ayrıca mala zarar verme suçundan hüküm kurulamayacağının anlaşılması karşısında; sanık hakkında kamu malına zarar verme suçunun yasal unsurları oluşmadığından beraat kararı verilmesi yerine, suçun sanık tarafından işlendiğinin sabit olması gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmesi,
3-Anayasa Mahkemesinin, TCK’nun 53. maddesine ilişkin olan, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararının, 24.11.2015 gün ve 29542 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmış olması nedeniyle iptal kararı doğrultusunda TCK’nun 53. maddesindeki hak yoksunluklarının yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenlerle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, 20/02/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.