Yargıtay Kararı 17. Ceza Dairesi 2019/1730 E. 2019/3418 K. 18.03.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2019/1730
KARAR NO : 2019/3418
KARAR TARİHİ : 18.03.2019

MAHKEMESİ :Çocuk Mahkemesi
SUÇA SÜRÜKLENEN ÇOCUK : …
SUÇLAR : Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlali
HÜKÜMLER : Mahkumiyet
TEBLİĞNAMEDEKİ İSTEK : Düşürülmesi

Yerel mahkemece suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararların niteliği ile suçların tarihine göre dosya görüşüldü:
Hükümden önce 05/08/2017 tarihli Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7035 sayılı Kanunu’nun 21. maddesi ile 5271 sayılı CMK’nun 291. maddesinin 1. fıkrasında düzenlenen ve bölge adliye mahkemelerinin kararlarına karşı yedi gün olarak öngörülen temyiz süresinin on beş gün olarak değiştirildiği; ancak bölge adliye mahkemelerinin faaliyete geçtiği 20/07/2016 tarihinden önce verilen ve Yargıtay’dan geçen dosyalar hakkında 5320 sayılı Yasa’nın 8. maddesi uyarınca hüküm kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK’nun 305 ila 326. maddelerinin uygulanması gerektiği ve 1412 sayılı CMUK’un 310. maddesi uyarınca da temyiz süresinin bir hafta olduğu gözetilmeden, sanıklara ve sanıklar müdafiine tefhim edilen kararda temyiz süresinin 15 gün olduğu belirtilmek suretiyle yanıltıcı ifade kullanılmış olması, kanun yoluna ilişkin süreler konusunda 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nda ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununda farklı düzenlemelere yer verilmesi, 7035 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten sonra temyiz süresi konusunda tereddütler oluşması ve ilk derece mahkemelerince yanıltıcı ifadeler kullanılmasının, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 13/10/2015 gün, 2015/11-120 Esas, 2015/313 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, avukatlar da dahil olmak üzere başvurucuların kanun yolunda yanılmalarına sebep olduğu gibi, Anayasa Mahkemesinin 09/06/2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/4987) ve 22/09/2016 tarihli (Başvuru Numarası: 2014/1382) kararlarına göre de bu durumun adil yargılanma hakkı kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde bulunması nedenleriyle, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin süresinde olduğu belirlenerek yapılan incelemelerde;
Suç tarihi itibarıyla 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun eylemine uyan 5237 sayılı TCK’nun 142/1-b, 116/1 maddelerinde tanımlanan hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarının gerektirdiği cezaların türleri ve üst sınırlarına göre, aynı Yasa’nın 66/1-e, 66/2 ve 67/4. maddelerinde öngörülen 6 yıllık kesintili dava zamanaşımı süresinin, suça sürüklenen çocuk hakkında mahkemece verilen hükmün açıklanmasının geri
bırakılması kararının kesinleştiği 07/06/2011 tarihi ile yeniden suç işlediği tarih olan 04/10/2013 arasındaki 1 yıl 3 ay 27 günlük durma süresi eklendiğinde dahi, suç tarihi olan 03/05/2011 gününden 31/10/2018 tarihli karar tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz nedenleri bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükümlerin açıklanan nedenle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’nun 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak suça sürüklenen çocuk hakkında hırsızlık ve konut dokunulmazlığının ihlali suçlarından açılan kamu davasının 5271 sayılı CMK’nun 223/8. maddesi uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞÜRÜLMESİNE, 18/03/2019 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.