YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/12735
KARAR NO : 2006/1400
KARAR TARİHİ : 27.02.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalılar … ve … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalılardan …’e ait ..’in sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla müvekkilinin sevk ve idaresindeki …plakalı aracına çarptığını belirterek 1.875.570.000 TL’sı hasar tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini, müvekkillerinin kusursuz olması nedeniyle karşı dava ve birleşen davaların reddini, ayrıca davacı …’ye sigorta şirketi tarafından ödeme yapıldığını belirterek davanın Güven Sigorta A.Ş’ye ihbarını savunmuştur.
Davalı, karşı davacı vekili, davacı sürücünün dava açma ehliyeti olmadığını, kusur oranı ve tazminat miktarını kabul etmediklerini belirterek dava ve birleştirilen davanın reddini, müvekkili …’in … plakalı aracında meydana gelen 1.644.580.000 TL’sı hasar tazimnatının … ile …’den olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Birleştirlen davanın davacısı … vekili, davalılardan …’a ait …’in sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla, …’e ait …’in sevk ve idaresindeki … plakalı araçların çarpışması sonucu müvekkiline ait park halinde bulunan … plakalı aracına çarptıklarını belirterek hasar, kazanç kaybı ve tespit gideri olarak toplam 6.875.800.000 TL’sı tazminatın
olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında sigorta şirketinden yaklaşık 1.200.000.000 TL’sı aldıklarını günlük 200.000.000 TL’sı araç mahrumiyetinin de 145.000.000 TL’sı üzerinden hesaplanarak 4.575.000.000 TL’sının tahsili şeklinde talebini düzeltmiştir.
İhbar olunan Genel Sigorta A.Ş vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller, benimsenen bilirkişi raporu gereğince davacı …’in davasının kısmen kabulü ile 542.088.750 TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile fazla istemin reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 899.887.500 TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birilkte davalılar … ve … …’den müştereken ve müteselsilen tahsili ile karşı davacı … verilmesine, fazla talebin reddine, birleştirilen davanın kısmen kabulü ile 1.488.125.000 TL’sı tazminatın davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsiline, 892.875.600 TL’sı tazminatın davalılar … ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı …’ye verilmesine, tazminata olay tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla istemin reddine karar verilmiş; hüküm, davacı-karşı davalılar … ve … veikili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı … vekilinin asıl dava yönünden yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun bulunan hükmün ONANMASINA,
2-21.7.2004 tarih 25529 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı Kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427.maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.000.000.000 TL’sına çıkarılmıştır.
Temyize konu karşı dava yönünden verilen kara alınan yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri
hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı-karış davalılar … ve … vekilinin temyiz isteminin karşı dava yünündün mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddi gerekmiştir.
Davalı … ‘ın yanlış yazılan … soy adı yerinde düzeltilebilecek maddi hata olduğundan bozma nedeni sayılmamıştır.
3-Birleştirilen dava yönünden; mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere, özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının ve tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre temyiz eden davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
4-Birleştirilen davanın davacısı …’nin … plakalı aracı için hesaplanan 3.575.000.000 TL’sı tazminat miktarından önce davalılar … ve …’in kusur oranına göre indirimi yapıldıktan sonra sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin mahsubunun yapılması gerekirken tazminatın tümünden sigorta ödemesi indirildikten sonra kusur oranına göre indirim yapılarak … ve … aleyhine fazla tazminata hükmedilmesi isabetli görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1), (2), (3) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalılar … ve … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (4) nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün birleştirilen dava yönünden temyiz eden davalılar … ve … yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 27.2.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.