YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13119
KARAR NO : 2006/32
KARAR TARİHİ : 23.01.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 109 ada 7 parsel sayılı 30554,61 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetlii nedeniyle … Özbey ve paydaşları adlarına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde hazine taşınmazın zilyetlikle edinilemeyecek Devletin hüküm ve tasarrufundaki yerlerden olduğunu öne sürerek dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalılar … Özbey ve paydaşları adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, taşınmazın mera yada devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadığı, tapu kaydına ve zilyetliğe dayanan taşınmaz edinme koşullarının davalı taraf yararına gerçekleştiği düşüncesiyle yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastroca taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayalı olarak davalı taraf adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazın devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu iddiasına dayanarak dava açmış, davalı taraf ise taşınmazda zilyet olduklarına ve tapulu yerler olduğunu ileri sürerek davanın reddini savunmuşlardır. Davalıların dayandıkları Ocak 1948 tarih 95 nolu tapu kaydının sınırları doğusu kayalık, kuzeyi ve güneyi kıraç, batısı yol okumakta olup yüzölçümü 7000 metrekaredir. Söz konusu kaydın kadastro sırasında 102 ada 39 ve 40 nolu parsellere revizyon gördüğü ve ona göre tapu oluşturulduğu getirtilen kayıtların incelenmesinden anlaşılmaktadır. Kayalık, kıraç ve yol her yerde rastlanabilen doğal sınırlardan olup, kaydın her yere uygulanabilen kayıtlardan olduğunda duraksamamak gerekir. Bu bakımdan yerel bilirkişinin kaydın uyduğu yönündeki soyut içerikli sözlerine değer verme olanağı bulunmadığı gibi, krokisindende izlendiği üzere eylemli durumda kayıttaki sınırları doğrulamamaktadır. Taşınmazın dört tarafı tesbiti
../…
-2-
2005/13119
2006/32
kesinleşen 305 hektar yüzölçümlü 10 nolu mera parseli ile çevrili bulunmaktadır. Dört tarafı mera ile çevrili olan bir yerin öncesinin mera olduğunun kabulü gerekip, aksinin kabulü halinde mera bütünlüğünün bozulmasının kaçınılmaz olacağı aşikardır. Ziraatçi bilirkişi raporunda 10 nolu parselin mera olduğu açıkca vurgulanmıştır. Yine raporda dava konusu taşınmaz ile bitişik mera parselini ayıran doğal ve değişmez sınırların varlığına da yer verilmemiştir. Kamu orta malı niteliğindeki meraların süresi neye ulaşırsa ulaşsın zilyetlikle iktisabına olanak yoktur. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında hazinenin davasının kabulüne ve taşınmazın 3402 sayılı Kadastro Yasasının 16/B maddesi uyarınca mera niteliği ile sınırlandırılıp özel siciline yazılmasına karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 23.1.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.