YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2005/13651
KARAR NO : 2006/5473
KARAR TARİHİ : 15.06.2006
-K A R A R-
Ticareti terk hükmüne aykırılıktan sanık …’nun yapılan yargılaması sonunda; 5252 sayılı Yasa’nın 5349 sayılı Yasa ile değişik 7/1 ve CMK.nun 4. maddeleri uyarınca “Mahkemenin görevsizliğine” dair Bursa 2. İcra Ceza Mahkemesinden verilen 15.06.2005 gün ve 2005/42 esas, 2005/1466 karar sayılı ilamına yapılan itiraz üzerine, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2005 tarih ve 2005/204 müteferrik sayılı itirazın reddine dair kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 08.11.2005 gün ve … sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 08.12.2005 gün ve 2005/203170 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı emre dayanan ihbarnamede; tüm dosya kapsamına göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 7. maddesinin başlığının, 5349 sayılı kanunla “Hafif hapis ve hafif para cezalarının idari para cezasına dönüştürülmesi” olarak değiştirildiği aynı maddenin 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” hükmüne yer verildiği, yine 1 Haziran 2005 tarihli mükerrer Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 5358 sayılı kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununda değişiklik yapılarak bir kısım suçların cezai yaptırımının disiplin ve tazyik hapsine, 337. maddesinden kaynaklanan eylemlerin yaptırımının ise disiplin hapsine dönüştürülmüş olması sebebiyle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24, 5252 sayılı kanunun 9/3 ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 7/2 maddeleri hükümleri gözetilmek suretiyle öncelikle lehe kanunun tespit edilerek, mahkemesince bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği
belirtilerek, Bursa 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2005 tarihli ve 2005/204 müteferrik sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu işaret edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 Sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 Sayılı Kanun’un 8. maddesi ile İİK’nun 337/a maddesindeki eylemin müeyyidesi üç aydan bir yıla kadar hapis cezasına dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 Sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24.maddesine göre müeyyidenin İcra Ceza Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Yazılı emir isteğinde suç ticareti terk nedeniyle mal beyanında bulunmamak olarak yanlış gösterilmişse de, suçun İİK.nun 337/a maddesinde düzenlenen “ticareti terk hükmüne aykırılık” suçu olduğu anlaşılmış olup, sonucu itibariyle uygulamada farklılık bulunmadığından Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı emre atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Bursa 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 27.06.2005 tarih ve 2005/204 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine, dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2006 gününde oybirliği ile karar verildi.