Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/1192 E. 2006/2763 K. 30.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1192
KARAR NO : 2006/2763
KARAR TARİHİ : 30.03.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tesçil davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın reddine ilişkin Gülnar Asliye Hukuk Mahkemesinden verilen 23.3.2005 gün ve 16/37 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 26.9.2005 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden taraftan ve karşı taraftan kimsenin gelmediği anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı … tapu kaydı ile kadastro öncesi nedene dayanarak; genel kadastro sonucu (hükmen) davalı … adına oluşan tapu kaydının iptali ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine karar verilmiş; hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece oluşturuluş tarihi itibariyle davalı tapusunun davacı tapusuna nazaran daha eski tarihli ve doğru temele dayandığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Gerek davacı adına kayıtlı Nisan 1998 tarih 3 ve gerekse davalı adına kayıtlı Ocak 1989 tarih 4 nolu tapu kayıtları 5 Nisan 1971 tarih 139 sıra numaralı kayıttan intikalen gelmektedirler. 5.4.1971 tarih 139 sıra numaralı tapu kayıt malikleri … …, … ve … …’ın tapu nezdinde ve yasada öngörülen şekle uyarak paylarını Yıl-
dıray …’a sattıkları ve … adına da 24 Mayıs 1973 tarih 15 sıra nolu kaydın oluşturulduğu dosyaya getirtilen resmi akit tablosu ve diğer belge örneklerinden anlaşılmaktadır. Hal böyle iken … …, … ve … …’ın kendi aralarında yaptıkları taksim sonucu taşınmaz … … …’a bırakılmış ve taksime dayalı olarak … … … adına Eylül 1976 tarih 31 nolu tapu kaydı oluşturulmuştur. 24 Mayıs 1973 tarih 15 nolu tapu kaydı … adına oluşturulmakla beraber defterine geçmediği ve münakale işleminin yapılmadığı bununla beraber …’ın satışı üzerine … adına Eylül 1989 tarih 6 nolu, …’in satışı üzerine … adına 1994 tarih 7 nolu, daha sonra Nafiye’nin de satışı sonucu Nisan 1998 tarih 3 sıra no ile davacı … adına kaydın intikal gördüğü, buna karşın Eylül 1976 tarih 31 nolu tapu kayıt maliki … … …’ın ölümü ile irsen intikal ve taksime dayalı olarak … Bolaç adına Haziran 1982 tarih 20 nolu tapu kaydının oluşturulduğu, daha sonra …’nin satışıylada Ocak 1987 tarih 10 nolu kayıtla davalı … adına intikal gördüğü görülmüştür. … adına hükmen oluşturulan tapu kaydının dayanağı ilamda davacı … taraf değildir. 5 Nisan 1971 tarih 139 nolu tapu kayıt maliklerinin tapu nezdinde ve yasada öngörülen prosedüre uyarak …’a yaptıkları satış geçerli bulunmaktadır. Hal böyle olunca satış takiben davacı adına oluşan tapu ile bu tapunun geldileri olan kayıtların geçersizliğinden söz etme olanağı yoktur. Bu durumda kök tapu maliklerinin kendi aralarında yaptıkları taksim sonucu … … … adına oluşturulan tapu kaydı hukuki dayanaktan yoksun olmaktadır. Çifte tapunun varlığı halinde davalının Medeni Yasanın eski 931 yeni 1023 maddelerinin koruyuculuğundan yararlanması mümkün değildir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece davacının tapusuna üstünlük tanınıp davanın kabulüne karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere davanın reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davacı …’nın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 30.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.