Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/1451 E. 2006/2616 K. 28.03.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1451
KARAR NO : 2006/2616
KARAR TARİHİ : 28.03.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacılar …, .. (…) tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 175 parsel sayılı 2930 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz … Köyünün tamamının 1505 sayılı Kanuna göre istimlak edilmesi zilyetliğin nizasız olması nedeniyle Hazine adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen … Bal irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin davalı Hazine adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacılar …, ……) tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın son on yıldan beri davacı tarafından zilyet edilmediği, bu durumun zilyetliğin terkini ifade ettiği düşüncesi ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir. Kadastro tespiti 17.11.1953 tarihinde yapılmıştır. Söz konusu tarihte yürürlükte bulunan 5602 Sayılı Tapulama Kanununda kazandırıcı zamanaşımı süresi on yıldır. Yani, kadastro tespitinin yapıldığı tarihe kadar zilyetliğin çekişmesiz ve malik sıfatıyla on yıla ulaşması halinde zilyet yararına taşınmaz edinme koşullarının gerçekleşmiş olacağı kabul edilmiştir. Zilyet yararına taşınmaz edinme koşullarının oluşup oluşmadığında kadastro tespitinin yapıldığı tarihte mer’i olan mevzuat hükümlerinin gözönünde bulundurulması gerekir. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişi ve tanık sözlerinden davacı ve miras bırakanının taşınmazda 1953 yılından önce on yılı aşan zilyetliklerinin bulunduğu anlaşılmaktadır. Ziraatçı bilirkişi raporunda dava konusu taşınmaz ile bitişik mer’a arasında kot farkı olduğu vurgulanmış, bilirkişi ve tanıklarda mer’a ya tecavüz’ün söz konusu omadığını bildirmiş-

lerdir. Her ne kadar 6335 Sayılı Yasa ile zilyetlik süresi 20 yıla çıkarılmışsa da bu yöndeki değişiklik kadastro tespitinin yapıldığı tarihten sonrasına rastlamaktadır. Hazine tarafından daha önce davacı aleyhine açılmış bir davanın varlığı da ileri sürülmemiştir. Taşınmazın … … ve müşterekleri tarafından 1945 yıllarında açılan davalara konu olmadığı da belirlenmiştir. Açıklanan bu maddi hukuksal olgular karşısında davanın kabulüne ve taşınmazın davacı adına tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar vermek olması doğru değildir.
Davacılar …, …,ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 28.3.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.