YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/1673
KARAR NO : 2006/2874
KARAR TARİHİ : 04.04.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm daval Eynesil … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 318 ada 19, 48, 49, 50, 51, 52, 53, 54 parsel sayılı sırasıyla 1833.53 – 45.92 – 91.58 – 234.66 – 25.32 – 45.20 – 877.79 – 528.13 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar tapu kaydı nedeniyle Eynesil Belediyesi adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı Hazine taşınmazların mera olduğuna, tesbite esas alınan tapu kaydı idari yoldan oluştuğundan geçerli bulunmadığına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece, davanın kabulüne ve dava konusu parsellerin mera vasfı ile Hazine adına özel siciline kayıt ve tesciline karar verilmiş, hüküm davalı Eynesil … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece hüküm yerinde yazılı nedenlerle davanın kabulüne karar verilmiş isede yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz belediye encümen kararına dayalı olarak Eynesil belediyesi adına otlakiye vasfı ile oluşturulan 26.8.1964 tarih 14 sıra nolu tapu kaydına dayalı olarak belediye adına tesbit edilmiş, davacı hazine taşınmazların mera olup idari yoldan belediye adına oluşturulan tapu kaydına değer verilemeyeceğini ileri sürerek dava açmıştır. Taşınmazların belediye sınırları içerisinde kaldığında uyuşmazlık yoktur. 20.4.2005 tarihinde kabul edilen ve 4342 sayılı mera kanununun geçici 3.maddesinde değişiklik yapan 5334 sayılı yasanın 1.maddesinin ikinci fıkrasında belediye ve mücavir alan sınırları içerisinde kalan ve 1.1.2003 tarihinden önce kesinleşen imar planları içerisinde yerleşim yerleri olarak işgal edilerek mera olarak kullanımı teknik açıdan mümkün olmayan yerlerin ot bedeli alınmaksızın tahsis amacı değiştirilerek hazine adına tescillerinin yapılacağı
../…
– 2 –
2006/1673
2006/2874
ancak bu nitelikte taşınmazlardan ilgili belediye ve kamu kurum ve kuruluşları adına tescil edilmiş olanların tescilleri bedel talep edilmeksizin aynen devam edeceği hükme bağlanmıştır. Bilgisine başvurulan yerel bilirkişiler taşınmazların öncesinin mera olduğunu haber vermişlerdir. Bu durumda belediye adına oluşturulan tapu kaydının gereği gibi yerine uygulanıp kapsamının belirlenmesi gerekir. Tapu kaydının evrakı müsbitesi arasında haritasının bulunduğu anlaşılmaktadır. Haritada mikyas ve kenar uzunlukları açıkça gösterilmiştir. Hal böyle olunca haritanın uygulama kabiliyetinden yoksun olduğu yönündeki fen bilirkişisi görüşüne katılma olanağı yoktur. Bu durumda dayanak tapu kaydı ve haritası taşınmazları ve öncesini iyi bilen elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerle fen bilirkişisinden oluşturulacak bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanıp taşınmazların kayıt ve haritası kapsamında kalıp kalmadıkları kesin olarak saptandıktan ve yukarıda yazılı yasa hükmü gereğince taşınmazların mer’a olarak kullanılmalarının teknik açıdan mümkün olan yerlerden olup olmadığıda araştırıldıktan sonra deliller birlikte değerlendirilip hasıl olacak sonuca göre bir karar vermek gerekirken bu yönlerin gözardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, kabule göre de meraların tescile tabi yerlerden olmadığı düşünülmeden hazine adına tescili yoluna gidilmiş olması da doğru değildir.
Davalı belediyenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 4.4.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.