Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/2453 E. 2006/5063 K. 06.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2453
KARAR NO : 2006/5063
KARAR TARİHİ : 06.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin Uşak Kadastro Mahkemesinden verilen 30.3.2005 gün ve 252/10 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davalılar … … ve arkadaşları vekili Hazine vekili, uşak … Başkanlığı vekili ile müdahil … … vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 6.6.2006 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davalı … Başkanlığı vekili Av…. … ile davalı Hazine vekili Av…. … geldi, karşı tarafdan davacılar … … ve müşterekleri vekili Av. … …… …’in hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Kadastro sırasında 284 ada 17 parsel sayılı 9473 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz tapu ve vergi kayıtları ile haricen satınalma zilyetlik ve irsen intikal nedenleriyle … … mirasçıları adlarına tesbit edilmiş, … Müdürlüğü lehine mevcut irtifak hakkı tutanağın şerhler hanesinde gösterilmiştir. Tesbitten önce davacı … tarafından davalılar … ……. … ve arkadaşları ile Hazine aleyhine açılıp belediyenin dahil edildiği tapu iptali ve tesçil davası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. … … ve İsmet Kara haricen satınalma ve zilyetliğe

dayanarak davaya katılmışlardır. Mahkemece, davacının davasının kabulüne,katılanların davalarının reddine dava konusu parselin … … mirasçıları adına tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davalılar … … ve arkadaşları ile Hazine ve … Başkanlığı ve katılan … … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece yapılan araştırma, inceleme ve uygulama hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Kadastro sırasında taşınmaz tapu ve vergi kaydına satınalma ve zilyetliğe dayalı olarak … … mirasçıları adına tesbit edilmiştir. Daha önce … … tarafından … …… ve arkadaşları ile hazine daha sonra davaya katılımı sağlanan … aleyhine açılan elatmanın önlenmesi, tapu iptali ve tescil davası görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmış, … … yine satınalma ve zilyetliğe dayanılarak davaya katılmıştır. Tesbit nedenine, dava dilekçesindeki ileri sürülüşe ve aşamalardaki yazılı ve sözlü açıklamalara göre uyuşmazlık 3402 sayılı K.Y.nın 13/B-b koşullarının, tapunun uymaması halinde ise 3402 sayılı K.Y.nın 14. maddesindeki taşınmaz edinme koşullarının davacı … ve dolayısıyla …’den taşınmazı satın aldığını bildiren … yararına oluşup oluşmadığı yönlerinde toplanmaktadır. Tesbite esas alınan, Şubat 307 yoklama tarih 1 nolu sicilden intikal gören 23.2.1977 tarih 49 sıra nolu tapu kaydının uygulamasıyla ilgili yerel bilirkişi ve tanık sözleri soyut içerikli ve gerekçeye dayanmamaktadır. Kayıtta yazılı yol özel bir isimle anılmadığına ve dolayısıyla her yerde rastlanabilen sınırlardan olmasına nazaran kayıtların taşınmaza uygunluğunun kabulü için Şubat 307 yoklama tarih 1 nolu tapu kaydının sınırlarında geçen … … ve … ve …, intikali olan 23.2.1977 tarih 49 sıra nolu tapu kaydının sınırında okunan … …, … …, … …, … … mirasçılarına ait yerlerin arazi üzerinde belirlenmeleri zorunludur. Söz konusu kişilere ait yerler gösterilmemiş ve ona göre krokide düzenlettirilmemiştir. Öte yandan satış taahhüdünü içeren 15.1.1943 ve 4.12.1942 tarihli senetlerin uygulamasıda yetersizdir. 3402 sayılı K.Y.nın 13/B-b koşullarının oluştuğundan söz edilebilmesi için tapu kaydının taşınmaza uygunluğunun saptanması yanında tapu dışı satışın yapıldığı tarihten tesbit tarihine kadar 10 yıllık sürenin geçmesi ve bu süre zarfında taşınmazda tapu dışı satınalanın vede haleflerinin zilyet olması ve yine bu süre zarfında satışın bozulmaması gerekir. Tapu kaydının

uygulamasının yetersizliği yanında taşınmazda kim yada kimlerin hangi tarihten beri zilyet ettikleri, zilyetliklerinin süresi ve sürdürülüş biçimide bilirkişi ve tanıklardan olaylara dayalı olarak sorulup açıklığa kavuşturulmamış bu arada İrfan dışındaki senet mümzileri ile tesbit bilirkişilerinin dinlenilmesi yolunada gidilmemiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, Şubat 307 yoklama tarih sayfa 278 cilt 11 sıra no 1 olan kaydın tasdikli yada tasdiksiz yoklama kaydı olup olmadığı genel müdürlükten sorulmalı, tasdikli yoklama kaydı ise tesisinden itibaren intikalleri ile birlikte keza genel müdürlükten celb edilmeli, taraflardan taşınmazı ve öncesini iyi bilen yaşlı tanık göstermeleri istenmeli, senet mümzilerinin hayatta olup olmadıkları araştırılmalı, daha sonra önceki keşiflerde dinlenen bilirkişi ve tanıklardan hayatta olanlar ile taraflarca gösterilecek tanıklar ve keza hayatta bulunan senet mümzileri ve tüm tesbit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak Şubat 307 tarih 1 nolu tapu kaydı ve intikali 23.2.1977 tarih 49 sıra numaralı tapu kaydı ve yukarıda düzenlenme tarihleri bildirilen satış senetleri elverdiğince yaşlı ve yansız kişilerden oluşturulacak üç kişilik bilirkişi kurulu aracılığıyla gereği gibi yerlerine uygulanmalı, tapu kaydının taşınmazı uygunluğunun kabulü için sınırlarında ve yukarıda isimleri yazılı kişi yerlerinin arazi üzerinde belirlenmesi gerektiği hususu göz önünde bulundurulmalı, bilirkişilerce bilinmeyen sınırlar yönünden tanıkların bilgisine başvurulmalı, uygulamada dava dışı 18 nolu parselin davaya konu 17 nolu parsel ile öncesinin tek bir parça olduğu nazara alınmalı, komşu parsellere revizyon gören kayıtların uygulaması yapılarak taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın kimden kaldığı, kayıt maliki …’dan kalması halinde ölüm tarihine göre müşterek mülkiyet hükümlerine tabi olan … terekesinin taksim edilip edilmediği, edilmiş ise taksim sonunda taşınmazın kim yada kimlere isabet ettiği, davacı … ve katılan …’nin zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, uyuşmazlığın 3402 sayılı K.Y.nın 30/2. maddesi uyarınca çözümlenmesi gerekir bir nitelik arzettiği de gözetilerek lüzum görülecek deliller re’sen toplanmalı, keza yukarıda açıklanan hususlarla ilgili olarak komşu parsellerin malik yada zilyetliklerinin tanık sıfatıyla bilgilerine

başvurulmalı, tutanağın edinme yerinde taşınmazın öncesinin dava dışı bitişik 18 nolu parselle bir bütün olduğuna değinildiği ve tapu dışı yapılan taksime dayalı olarak … ve … dışındaki … mirasçıları adına tesbit edilip tesbitin kesinleşmiş olması delillerin değerlendirilmesinde dikkate alınmalı, keza her iki parsel tutanağında yazılı vergi kayıtlarının uygulaması yapılıp taşınmazlara uyup uymadığı belirlenip bu yön dahi değerlendirmede dikkate alınmalı,29.12.1972 tarih ve 102 nolu tapu kaydı ile … Müdürlüğü lehine tesis edilip tesbit tutanağınada işlenen irtifak hakkına ilişkin şerh karar sırasında nazara alınmalı, fen bilirkişisine yapılan keşif ve uygulamaları gerek tapu kaydındaki ve gerekse senetlerdeki sınırları ve yerlerini gösterir keşfi izlemeye olanak verecek biçimde geniş kapsamlı kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davalılar … … ve arkadaşları ile hazine ve Uşak … Başkanlığı ile katılan … …’nun temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 450.000.000.TL vekalet ücretinin davacı taraftan alınarak temyiz eden davalılar ve katılan … …’na verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 6.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.