Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/2644 E. 2006/9309 K. 26.12.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2644
KARAR NO : 2006/9309
KARAR TARİHİ : 26.12.2006

T.C
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen tesbite itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin Malazgirt Kadastro Mahkemesinden verilen 24.6.2004 gün ve 389/84 sayılı hükmün duruşma yapılması isteğiyle Yargıtay’ca incelenmesi davacı … vekili ile … ve … vekili tarafından istenilmiş olmakla işin duruşmaya tabi olduğu belirlendikten sonra 26.12.2006 Salı günü için taraflara gönderilen çağrı kağıdı üzerine hükmü temyiz eden davacılar … ve … vekili Av. … ile davacı … vekili Av….ın hazır oldukları anlaşılmakla duruşmaya başlandı, temyiz isteğinin süresinde olduğu tesbit edilmekle hazır bulunanların sözlü açıklamaları dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Kadastro sırasında 965, 866, 838, 1094, 499, 506, 934 parsel sayılı sırasıyla 80000, 79500, 58500, 2090, 39500, 33500, 112250 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlardan 866, 838, 499, 506, 934 parseller tapu kaydı nedeniyle 965 parsel dava dışı 114 parsele uygulanan tapu kaydı miktar fazlası olması nedeniyle ayrı ayrı Hazine adına, 1094 parsel bağış ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetlİği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. 866 parsel yönünden itirazı komisyonca reddedilen … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine, 838 parsel yönünden itirazları komisyonca reddedilen … ve … aynı nedenlere, 1094 parsel yönünden itinazı komisyonca reddedilen … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı
zilyetliğine, 506 parsel yönünden itirazı komisyonca reddedilen … irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmışlar, 965 parsel yönünden …’in tapu kaydına (dava dışı 114 parsele uygulanan) ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı kadastro komisyonunca kısmen kabul edilerek krokide (A) harfi ile gösterilen 14500 metrekarelik kısmın hazine, geri kalan 65500 metrekarelik kısmın … adına tespitine karar verilmiş, 499 parsel yönünden …, …, …, …, …, …’nın vergi kaydı, irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazları kadastro komisyonunca kısmen kabul edilerek krokide (A) ile gösterilen 33500 metrekarelik kısmın muris … … adına, geri kalan 6000 metrekarelik kısmın hazine adına, 934 parsel yönünden …’in vergi kaydı ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanan itirazı kadastro komisyonunca kısmen kabul edilerek krokide (A) harfi ile gösterilen 100000 metrekarelik kısmın …, geri kalan 12250 metrekarelik kısmın hazine adına tespitine karar verilmiş; davacı …, 965 parsel hakkında önceki tespitinin doğru olduğuna, 499 ve 934 parseller hakkında tapu kaydına dayanarak, … … 499 parselin 6000 metrekarelik kısmı hakkında irsen intikal ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak ayrı ayrı dava açmışlar, davaların birleştirilerek yapılan yargılaması sonunda mahkemece, davacı hazinenin 499 parsel hakkında … aleyhine açtığı davanın reddine, Davacı … …’nın davalı … aleyhine açtığı davanın kabulü ile 499 parselin tamamı 5 parsel kabul edilerek payları oranında …,…, …, …, … adlarına tapuya tesciline, Hazine’nin 934 parsel hakkında … aleyhine açtığı davanın kabulü ile bu taşınmazın mer’a olarak sınırlandırılmasına ve özel siciline yazılmasına, hazinenin 965 parsel hakkında … aleyhine açtığı davanın kısmen kabul, kısmen reddi ile, teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 40000 metrekarelik yerin hazine adına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 40000 metrekarelik yerin … adına, Davacı …’ın hazine aleyhine açtığı davanın reddi ile 866 parselin hazine adına, Davacı … ‘ın … aleyhine açtığı davanın reddi ile 1094 parselin davalı … adına,
Davacı … ‘in hazine aleyhine açtığı davanın reddine, davacı …’ın hazine aleyhine açtığı davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 838 parselin teknik bilirkişi krokisinde (A) harfi ile gösterilen 35550 metrekarelik kısmın payları oranında …, …, … adlarına, aynı krokide (B) harfi ile gösterilen 22450 metrekarelik kısmın hazine adına, Davacı …’ın hazine aleyhine açtığı davanın kabulü ile 506 parselin … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacı-davalı … ile davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, mahkemece hükmüne uyulan bozma kararında açıklandığı gibi işlem yapılıp sonucuna göre hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına davacı …’in dayanmış olduğu 1948 tarih 494 tahrir nolu vergi kaydının 506 nolu parsele uygunluğunun keşfen saptanması yanında bu yönün bir kısım komşu parsel kayıtlarıyla da denetleniP doğrulanmasına, taşınmazın yüzölçümünün vergi kaydı miktarından daha az olmasına yine taşınmazın kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer’a olmadığının ve hazine tapusunun ve dayanağı belirtme tutanağının düzenlendiği güne kadar adına tescil kararı verilen … ve miras bırakanlarının 20 yılı aşkın zilyetliğinde olduğunun bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 506 nolu parselle ilgili usul ve yasaya ve bozma icaplarına uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA,
2-499 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; taşınmazın 39500 metrekare yüzölçümünün hüküm yerinde 39000 olarak yazılmış olması maddi hatadan kaynaklanıp yerinde düzeltilmesi mümkün görüldüğünden bozma nedeni yapılmamıştır.
İşin esasına gelince; Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, taşınmazın kadim ve geleneksel şekilde kullanılan mer’a olmadığının, hazine tapusunun oluşturulduğu güne kadar … ve mirasçılarının 20 yılı aşkın süre ile zilyetliklerinde
olduğunun bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesine, bir kısım komşu parsel kayıtlarının taşınmaz yönünün mera okuyamayıp muris … ‘yı okumuş olmasının da mahkemenin kabulünü doğrulamasına ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre aynı şekilde hazinenin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile 499 nolu parselle usul ve yasaya uygun aleyhlerindeki hükmün ONANMASINA
3- Hazine ile … 965 nolu parselle ilgili temyiz itirazlarına gelince; Mahkemece taşınmazın 24.6.2004 günlü fen bilirkişisi krokisinde (B) ile işaretli 40000 metrekarelik bölümünün Zülfikarın dayanmış olduğu 1957 tarih 425 tahrir nolu 4 hekdar yüzölçümlü vergi kaydı kapsamında kaldığı ve zilyetliğinde bulunduğu, aynı krokide (A) ile işaretli kısmın hazine tapusu kapsamında kaldığı ve vergi kaydı miktar fazlası olduğu gerekçesiyle yazılı olduğu üzere hazine adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Kadastroca taşınmaz dava dışı 114 nolu parsele revizyon gören tapu kaydı miktar fazlası olduğu nedeniyle hazine adına tesbit edilmiş, … itirazlarının kabulü üzerine komisyonca taşınmazın komisyon krokisinde (A) harfi ile işaretli 14500 metrekarelik kısmının hazine, kalan 65500 metrekarelik kısmının ise … adına tesbitine karar verilmiştir. …’in hazine adına tesbitine karar verilen 14500 metrekarelik bölümle ilgili davası bulunmamaktadır. Hazinenin davası 65500 metrekarelik kısımla ilgilidir. … dayandığı 17.2.1960 tarih 14 sıra nolu tapu kaydı hazinenin de tarafı bulunduğu tescil ilamına ve krokisinde dayalı olarak oluşturulmuştur. Tapunun evrakı müsbitesi arasında haritası bulunmaktadır. Haritasında kenar uzunlukları 300 metrekare olarak gösterildiğine göre tapu miktarının 90000 metrekare olması gerekirken tescil ilamına 9000 metrekare olarak yazılmış ve ona göre de tapuya tescil edilmiştir. 3402 sayılı kadastro Yasasının 20/A maddesinde kayıt ve belgelerin kapsamlarının harita ve krokisindeki sınırlara değer verilerek belirleneceği öngörüldüğüne göre tapu miktarının 90000 olarak kabulü zorunludur. Bu bakımdan maddi hata sonucu 9000 metrekare olarak yazılmış olması sonuca etkili değildir. Dava konusu taşınmazla dava dışı 114 nolu parselin yüzölçümleri toplamı tapu miktarından az olmaktadır. Tapu kaydı sabit sınırlı olduğuna göre kapsamının bu sınırlara ve krokisine değer verilerek belirleneceği yukarıda da açıkca vurgulanmıştır. Ne varki taşınmazın 14500 metrekarelik kısımla ilgili komisyon
kararı aleyhine … tarafından açılmış bir dava bulunmadığına göre o yerle ilgili komisyon kararının … yönünden kesinleştiğinde de duraksamamak gerekir. Hal böyle olunca mahkemece komisyonca hazine adına tespitine karar verilen 14500 metrekarelik bölümün taşınmaz içerisindeki yer ve konumu belirlenip, söz konusu yerin kesinleşen komisyon kararı uyarınca hazine kalan 65500 metrekarelik bölümünün … adına tesciline karar vermek gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
4- Temyize konu 934 nolu parselin durumuna gelince; Kadastro sırasında taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak hazine adına tesbit edilmiş, … 629 tahrir nolu vergi kaydına ve zilyetliğe dayalı itirazının komisyonca kısmen kabulü ile taşınmazın 12250 metrekarelik kısmının hazine adına, geri kalan 100 dönümlük kısmın da … adına tesbitine karar verilmiştir. Davacı … … adına tesbitine karar verilen 100 dönümlük yere ilişkin tapu kaydına dayanarak dava açmıştır. Taşınmazın 12250 metrekarelik bölümüne yönelik olarak …’in açılmış bir davası bulunmamaktadır. Hazinenin dayandığı 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca oluşturulan 3.12.1963 tarih 550 nolu tapu kaydının taşınmazın tümüne uygunluğu keşfen saptandığı gibi bu yön uyuşmazlık konusu da değildir. 629 tahrir nolu vergi kaydının özellikle doğudaki yol ve kuzey sınırında okunan Hamit ve Muho yerleri itibariyle taşınmaza uymadığı keşfen sabittir. Ayrıca taşınmaz yönünü dayanak vergi kaydı mükellefi … Cengizi okuyan komşu kayıtlarda bulunmamaktadır. Komşu 929 nolu parselin tesbiti herhangi bir kayıt ve belgeye dayalı olarak yapılmamıştır. Taşınmaza kuzey yönde sınır teşkil eden 936 nolu parsel mera niteliğiyle sınırlandırılmak suretiyle tesbit edilmiş komşu 931 nolu parsele revizyon gören vergi kaydının da tüm sınırları mera okumaktadır. Hal böyle olunca mahkemenin vergi kaydının taşınmaza uymadığı yönündeki kabulünde bir isabetsizlik yoktur. Meraların zilyetlikle iktisabına olanak yoksa da taşınmaz hazinece muhtaç çiftçilere dağıtılmak üzere tapuya bağlanmıştır. Bu durumda taşınmazın … adına tesbitine karar verilen 100 dönümlük bölümünün dahi hazine adına tesciline karar vermek gerekirken mer’a olarak sınırlandırılmasına karar verilmiş olması doğru olmadığı gibi, komisyonca hazine adına tesbitine karar verilen 12250 metrekarelik bölümüyle ilgili açılmış bir dava olmamasına rağmen istek dışına çıkılarak taşınmazın mer’a niteliğiyle
sınırlandırılmasına karar verilmeside doğru değildir.
5-Hazine ile … oğlu … 838 nolu parselle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince; kadastro sırasında taşınmaz tapu kaydına dayalı olarak hazine adına tesbit edilmiş, … oğlu … ile … oğlu … irsen intikale ve zilyetliğe dayalı itirazları komisyonca, … adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak 100 dönümden fazla taşınmaz mal tesbit edildiği gerekçesiyle reddedilmiştir. … ve … itiraz nedenlerine dayanarak dava açmışlardır. 4753 ve 5618 sayılı yasa hükümleri uyarınca hazine adına oluşturulan 13.12.1963 tarih 309 sıra nolu tapu kaydının taşınmaza uygunluğu keşfen saptandığı gibi bu yön mahkemenin de kabulündedir. Belirtmelik tutanağında sözü edilen ve … oğlu … adına kayıtlı bulunan 1937 tarih 391 tahrir nolu dört sınırı da mer’a okuyan vergi kaydının taşınmaza uymadığı keza uygulama ile belirlenmiştir. Komşu 837, 839 ve 840 nolu parsellere revizyon gören ve hazine adına kayıtlı bulunan tapu kayıtları taşınmaz yönünü … ve … olarak okumaktadır. Bilgisine başvurulan bilirkişi ve tanıklar da hazine tapusunun oluştuğu tarihe kadar taşınmazın 20 yılı aşkın süre ile davacıların ve murislerinin çekişmesiz ve malik sıfatıyla zilyetliğinde olduğunu ve mer’a olmadığını haber vermişlerdir. Dosyaya getirtilen tutanak ve kayıt örneklerinden … adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak 34500 metrekarelik taşınmaz tesbit edildiği görülmektedir. Bu nedenle komisyonun bu yöne ilişkin kabulünde isabet yoktur. Davacıların ve miras bırakanlarının tapu tesis tarihine kadar olan zilyetlikleri karşısında hazine tapunun hukuki dayanaktan yoksun olduğunun kabulü gerekeceğinden hazinenin temyiz itirazları bu bakımdan yerinde bulunmamaktadır. Ne varki, taşınmazda … ile … ortaklaşa zilyet ettikleri bilirkişi ve tanıklarca haber verilmesine karşın taşınmazın bir bölümünün yalnızca … ve kardeşleri adına tesciline karar verilmesinde isabet olmadığı gibi taşınmazın kadastro tutanağındaki yüz ölçümü 58500 metrekare olmasına karşın taşınmazın A ve B ile işaretli bölümleri toplamının 58000 metrekare olup farklılığın nereden kaynaklandığının karar yerinde ve fen bilirkişisi raporunda açıklanmamış olması da doğru bulunmamıştır.
Yukarıda açıklanan hususlar karşısında,
Hazinenin 934, 965, 838, … 965, … in ise 838 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile bu parsellere hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve 500.00.YTL vekalet ücretinin davalılardan alınarak temyiz eden davacılara verilmesine ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 24.12.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.