Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/2932 E. 2006/4798 K. 29.05.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/2932
KARAR NO : 2006/4798
KARAR TARİHİ : 29.05.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 113 ada 1, 3, 4 parsel sayılı 3255, 1500, 5400 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar hali arazi niteliği ile davalı hazine, 113 ada 2, 104 ada 58 parsel sayılı 17.500 metrekare, 29.520 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar orman tahdidi dışında olup kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle hazine dışındaki tarafların ortak miras bırakanı ölü … adına tesbit edilmiştir. Davacı … taşınmazların miras bırakan … tarafından senetle kendisine verildiğini ileri sürerek dava açmıştır. Mahkemece, davanın reddine dava konusu 1, 3, 4 sayılı parsellerin davalı hazine, 2, 58 sayılı parsellerin ölü … adına tapuya tesciline karar verilmiş, hüküm davacı … tarafından temyiz edilmiştir.
1- Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, 113 ada 1, 3 ve 4 nolu parsellerin tarım arazisi olmadıklarının ziraatçi bilirkişi raporunda açıkça vurgulanması yanında davacının taşınmazlar üzerinde ekonomik amacına uygun zilyetliğinin olmadığının bilirkişi ve tanıklarcada haber verilmesine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile bu parsellerle ilgili usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA,
2- 113 ada 2 ve 104 ada 58 nolu parsellerle ilgili hükme yönelik temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece taşınmazların miras bırakan … tarafından daha önce noter senedi ile kardeşi …’in torunu olan … satıldığı, daha sonra …’nin taşınmazı adi senetle davacı …’ye verdiği bu durumda noter satış senedine değer verilmesi gerektiği düşüncesiyle yazılı olduğu üzere taşınmazların ölü … adına tesciline karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve toplanan delillere uygun düşmemektedir.
Taşınmazların ortak miras bırakan 2000 yılında ölen …’den kaldığı yönünde taraflar arasında bir ihtilaf bulunmadığı gibi mahkemenin kabulüde bu yoldadır. Taşınmazların öncesinin tapusuz olduğu uyuşmazlık konusu değildir. Tapusuz taşınmazların satışının yada bağışlanmasının geçerliliği yazılı olma koşuluna bağlı değildir. Zilyetliğin devri koşulu ile bu tür taşınmazların satılması ve bağışlanması tanık dahil her türlü delille kanıtlanabilir. Gerek noter satış senedinin ve gerekse …’un dayanmış olduğu 10.11.1995 tarihli “… zilyetliğinin bakım ve gözetim vaadi ile devri senedi” başlıklı senedin taşınmazlara uygunluğu keşfen belirlenmiştir. Her iki senette de taşınmazın zilyetliğinin devredildiği yazılı ise de, …’nin taşınmazda hiçbir zaman zilyet olmadığı bilirkişi ve tanıklarca haber verildiği gibi bu yön 5.5.2004 tarihinde yapılan keşif sırasında … tarafından da kabul edilmiş ve beyanı imzası ile belgelendirilmiştir. Satış hukuki bir olgu, zilyetlik ise fiili bir durumdur. … taşınmazda hiçbir zaman zilyet olmadığına nazaran mahkemece üstünlük tanınan noter satış senedine bu nedenle değer verme olanağı yoktur. Yine bilirkişi ve tanıklar …’nin ölünceye dek bakım ve gözetiminin … tarafından yapıldığını, daha önce …’nin taşınmazı kiraya vermek suretiyle zilyet ettiğini, daha sonrada yiğeni olan davacı …’ye senetle hibe ettiğini vede …’nin zilyet olduğunu bildirmişlerdir. Açıklanan bu maddi ve hukuksal olgular karşısında mahkemece taşınmazların davacı … adına tapuya tesciline karar vermek gerekirken delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacı …’un temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile 113 ada 2 ve 104 ada 58 nolu parsellere hasren hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 29.5.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.