YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3022
KARAR NO : 2006/5073
KARAR TARİHİ : 06.06.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davaların reddine ilişkin verilen hüküm davacılardan Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 143 ada 58 parsel sayılı 22024,40 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tespit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … tapu kaydına, Hazine ise taşınmazın Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olduğuna, zilyetlik şartlarının oluşmadığına dayanarak ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece davaların reddine ve dava konusu parselin tespit gaibi davalı … adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılardan Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece taşınmazın davalı tarafın dayanağı tapu kaydı kapsamında kaldığı ve de zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu gerekçesi ile hazinenin davasının reddine karar verilmiş ise de yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Taraflara tanık dinletme olanağı verilmediği gibi taşınmazın sınırında kesinleşen 70 numaralı mer’a parseli olduğu halde yöntemine uygun mer’a araştırması yapılmamış, dayanılan tapu kaydı gereği gibi yerine uygulanmamış, yaşı itibariyle yeterli bilgiye sahip olmayan bilirkişinin soyut içerikli sözlerine değer verilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, mahkemece davalı tarafın dayanağı tapu kaydı ilk oluştuğu günden itibaren intikalleri ile birlikte… Müdürlüğünden, komşu 57 ve 60 parsellere davalı iseler dava dosyaları, davalar sonuçlanıp kesinleşmiş ise kesinleşme şerhini içeren karar örnekleri mahkemelerinden getirtilmeli, daha sonra komşu köy yada mahalleden taşınmazı ve bulunduğu yöreyi iyi bilen yaşlı ve yansız kişilerden seçilecek yerel bilirkişiler ile tarafların aynı yöntemle gösterecekleri
tanıklar ve birisi ziraat mühendisi diğeri jeologi mühendisi ve fen bilirkişisi eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak davalı tarafın dayanağı K.Sani 339 tarih 1 numaralı sicilden gelen tapu kaydı 3402 Sayılı Yasanın 20.maddesine göre gereği gibi yerine uygulanmalı, kayıtta geçen dere sınırları her yerde bulunabilen sınırlar olduğundan kaydın aidiyeti yönünden özellik arzeden özel isimlerle anılan doğudaki “inceyol” ve güneydeki “güllü” hissesi sınırının neresi olduğu yerel bilirkişilere arazi üzerinde göstertilmeli, güney yönde 59 parselden sonra gelen 71 ve 54 parsel tutanak ve dayanakları kayıtlar getirtilerek taşınmaz yönünü ne şekilde sınır okuduklarına bakılarak bilirkişi sözleri denetlenmeli, bilirkişi tarafından bilinmeyen sınırlar olduğunda tanıkların bilgisine başvurulmalı, tapu kaydının taşınmazı kısmen yada tamamen kapsamaması halinde taşınmazın öncesinin kamu orta malı niteliğinde mer’a olup olmadığı, değilse kim yada kimler tarafından kullanıldığı, zilyetliğin başlangıç tarihi, süresi ve sürdürülüş biçimi maddi olaylara dayalı olarak bilirkişi ve tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, ziraat ve jeoloji mühendislerinden taşınmazın toprak yapısı, bitki örtüsü, işleniş tarzı, kullanım durumu ve süresi mer’a yada Devletin hüküm ve tasarrufu altındaki yerlerden olup olmadığı konularında teknik verilere dayalı ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, komşu parseller ile davalı olduğu anlaşılan 57 ve 60 numaralı parsellerin kesinleşmesi halinde davaya etkisi üzerinde durulmalı, fen bilirkişine yapılan keşfi, uygulanan kayıtta geçen sınır yerleri ile ilgili bilirkişi ve tanık sözlerini yansıtır geniş kapsamlı raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonar toplanan deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmelidir.
Davacı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 6.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.