YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3072
KARAR NO : 2006/7259
KARAR TARİHİ : 26.09.2006
T.C.
Y A R G I T A Y
17.HUKUK DAİRESİ
ESAS 2006 KARAR
3072 7259
-Y A R G I T A Y İ L A M I –
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kabulüne ilişkin verilen hüküm davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Hükmüne uyulan Yargıtay bozma ilamında özetle, 3402 sayılı yasanın 27. maddesi hükmü uyarınca genel mahkemelerden gelen dava dosyası ile kadastro tutanağını birleştirip aynı yasanın 11. maddesi hükmünce askı ilanı yaptırması gereğine değinilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriğine kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davacılar adına tescil kararı verilen taşınmazların devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olmadıklarının, davacıların dava ve tesbit gününe kadar 20 yıla aşkın süre ile zilyetliklerinde bulunduğunun keşif, yerel bilirkişi ve tanık sözleri ve ziraatçi bilirkişi raporu ile saptanmış olmasına, 3402 sayılı Kadastro Yasasının 30/2 maddesi gereğince davada taraf olmasa bile gerçek hak sahibi adına tescil kararı verilebileceğine ve kararda yazılı gerekçelere göre aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir. REDDİNE,
Ancak, asliye mahkemesinde açılan tescil davasının görevsizlikle kadastro mahkemesine aktarılmış olması karşısında 3002 sayılı Kadastro Yasasının 27/3 maddesinde Asliye Mahkemelerinden devredilen davalara kaldıkları noktadan bu yasa hükümleri uyarınca devam olunacağının hükme bağlanması karşısında hakkında sicil oluşturulmasına karar
../…
– 2 –
2006/3072
2006/7259
verilen 200 ada 28, 177 ada 35 ve 210 ada 48 ve 49 nolu parsellerin asliye mahkemesine verilen dava dilekçesinde tescili talep edilen yerler olup olmadığının dava dilekçesi okunarak vede tescil davası sırasında düzenlenen keşif krokilerinin uygulaması yapılarak keşfen belirlenmesi gerekirken bu yönünün göz ardı edilmiş olması doğru olmadığı gibi, …,… mevkiilerinde kain taşınmazların kadastro sırasında hangi parsel numaraları altında tesbit edildiğinin Tapu sicil ve kadastro müdürlüklerinden sorulup ve gerektiğinde keşif sonucu belirlenip kadastro yasasının 30/2 maddesi uyarınca araştırma ve inceleme yapılıp haklarında sicil oluşturmaya esas olacak olumlu yada olumsuz bir karar vermek gerekirken bu yönün gözetilmemesi vede tescil davalarında hazinenin kanuni hasım durumunda olması karşısında iki parça taşınmazla ilgili davanın reddine karar verilmesi karşısında kendisini vekil ile temsil ettiren hazine yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi ve mahkemece yapılan yargılama giderlerinin davacılar üzerinde bırakılması gerekirken hazineye yükletilmiş olması da doğru değildir.
Davalı hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA 26.9.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…