Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3150 E. 2006/5415 K. 15.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3150
KARAR NO : 2006/5415
KARAR TARİHİ : 15.06.2006

-K A R A R-

Mal Beyanında bulunmamak suçundan sanık … hakkında yapılan yargılama sonunda; 5252 sayılı yasanın 7. maddesi uyarınca dosyanın Cumhuriyet savcılığına gönderilmesine dair Bergama İcra Ceza Mahkemesinden verilen 10/06/2005 gün ve 40 esas 121 karar sayılı ilamına yapılan itiraz üzerine Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2005 tarihli ve 2005/257 müteferrik sayılı itirazın reddine dair kararını havi dosya tetkik olundu.
CMK’nun 309.maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü ifadeli 10.03.2006 gün ve 10627 sayılı yazılı emirlerine müsteniden ihbar ve evrak Yargıtay C.Başsavcılığının 10.05.2006 gün ve 2006/49524 sayılı tebliğnamesi ile dairemize gönderilmekle incelendi ve aşağıdaki karar tespit edildi.
Yazılı … dayanan ihbarnamede; tüm dosya kapsamına göre, 01/06/2005 tarihinde yürürlüğe giren 5358 sayılı Kanunla değişik 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 337. maddesindeki yaptırım disiplin hapsi olarak belirlenmiş ise de aynı tarihte yürürlüğe giren 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 sayılı Kanun’la değişik 7. maddesi 1. fıkrasında, “Kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür” şeklinde bir düzenlemeye yer verilmiş olması karşısında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7. maddesi nazara alındığında, 5252 sayılı kanunun 7. maddesi 1. fıkrasındaki hükmün sanık lehine olduğu cihetle, 5326 sayılı Kabahatler Kanununun 24, 5252 sayılı kanunun 9 maddeleri uyarınca sanık hakkında mahkemesince idari para cezasına hükmedilmesi gerektiği gözetilmeksizin, itirazın kabulü yerine reddine karar verilmesinde isabet görülmediği belirtilerek Bergama
Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2005 tarihli ve 2005/257 müteferrik sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca bozulması lüzumu işaret edilmiştir.
Dosya kapsamına göre, 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5252 Sayılı Türk Ceza Kanunu’nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 5349 Sayılı Kanun’un 3.maddesi ile değişik 7.maddesinin 1.fıkrası ile “kanunlarda hafif hapis veya hafif para cezası olarak öngörülen yaptırımlar idari para cezasına dönüştürülmüştür….”, yine 1 Haziran 2005 tarihinde kabul edilip aynı gün mükerrer Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nda Değişiklik Yapılmasına Dair 5358 Sayılı Kanun’un 7.maddesi ile İİK’nun 337.maddesindeki eylemin müeyyidesi disiplin hapsine dönüştürülmüştür. Ancak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7.maddesi göz önünde tutulduğunda 5349 Sayılı Yasa ile değişik 5252 sayılı Kanun’un 7.maddesi sanığın lehine olduğundan aynı maddenin 1. fıkra 1.cümlesi ve 5326 sayılı Kabahatler Kanunu’nun 24.maddesine göre müeyyidenin İcra Ceza Mahkemesince idari para cezası olarak belirlenmesi gerekir.
Bu nedenle Yargıtay C.Başsavcılığının yazılı … atfen düzenlediği tebliğname yerinde görülmekle Bergama Ağır Ceza Mahkemesinin 26/07/2005 tarihli ve 2005/257 müteferrik sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309.maddesi uyarınca BOZULMASINA, sonraki işlemlerin mahallinde yerine getirilmesine dosyanın Yargıtay C.Başsavcılığına TEVDİİNE, 15/06/2006 gününde oybirliği ile karar verildi.