YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/35
KARAR NO : 2006/329
KARAR TARİHİ : 30.01.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılama sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalılardan Güray’a ait Sabri’nin sevk ve idaresindeki 59 LF 218 plakalı aracıyla müvekkiline ait 34 ZM 590 plakalı aracına çarptığını belirterek hasar ve değer kaybı olarak toplam 1.612.856.774TL’sı tazminatın olay tarihinden 132.700.000TL’sı tesbit giderinin de tesbit tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir.
Davalı karşı davacı … vekili kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini, müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve değer kaybı olarak toplam 2.310.420.000TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte karşı araç sürücüsü Ali Can Aktan’dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı …, aracını kaza öncesi …’a haricen satıp teslim ettiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Karşı davalı … … vekili karşılık davanın asıl davanın davacısına karşı açılacağını müvekkilinin davacı olmadığını belirterek reddini savunmuştur.
1- Mahkemece iddia, savunma, toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davanın kısmen kabulü ile 1.209.642.000TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar Güray öztürk ve …’dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı … Akten’e verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, karşı dava yönünden karar verilmesine yer olmadığına
../…
– 2 –
2006/35
2006/329
karar verilmiş, hüküm davalı-karşı davacı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı-karşı davacı … vekilin sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- HUMK’nun 205. maddesinde düzenlendiği gibi takas ve mahsup talebi ile karşı dava ile asıl dava arasında irtibat bulunması halinde karşılık dava açılabilir. Somut olayda karşılık dava asıl davanın davacısından başka bir şahsa karşı açılmıştır. Yani açılan davayı karşılık dava olarak nitelendirmek mümkün değil ise de her iki dava aynı trafik kazasına dayalı olup aralarında HUMK’nun 45/3. maddesinde belirtildiği gibi sıkı irtibat vardır. Ve davaların birlikte görülmesi ve sonuca bağlanması usul ekonomisi yönünden zorunludur. Bu hale göre mahkemece işin esasına girilerek karşılık davanın incelenmesi ve sonuçlandırılması gerektiği halde karar ittihazına yer olmadığına karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı karşı davacı … vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalı-karşı davacı Sabri yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 30.1.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.