YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3579
KARAR NO : 2006/5576
KARAR TARİHİ : 19.06.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
İHBAR EDİLEN :
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili davalının …’nun sevk ve idaresindeki…… plakalı aracıyla müvekkiline ait …… plakalı aracına çarptığını belirterek 2.356.719.000.TL’sı hasar tazminatının olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın… A.Ş’ye ihbar edilerek reddini savunmuştur.
İhbar olunan… A.Ş vekili davacıya 11.11.2004 tarihinde 1.530.190.000.TL’sı ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince asıl alacak miktarına yönelik davanın konusu kalmadığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına faiz talebi yönünden davanın kabulü ile 1.299.00.YTL’sı işlemiş faizin davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raorunda belirtilen kusur oranının hükme
esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekili, 6.2.2003 tarihli fatura içeriğine göre 1.426.920.000.TL’sı parça, 570.000.000.TL’sı işçilik ve 359.499.600.TL’sı KDV olmak üzere toplam 2.356.719.600.TL’sı zarar bedeli için dava açmıştır. Hükme esas alınan ve davacının hasar yönünden itiraz etmediği 18.1.2003 tarihli bilirkişi raporunda 540.000.000.TL’sı değer kaybı hesaplanmıştır. Davacı taraf talebinde değer kaybı yer olmamaktadır.HUMK.nun 74. maddesine göre mahkeme taleple bağlı kalarak hüküm kurmalıdır. Açıklandığı gibi fazla tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
3-Davacı vekili olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi talep etmiştir. O halde belirlenecek tazminat miktarına olay tarihinden ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken bu konuda bilirkişi incelemesi yaptırılması isabetli görülmemiştir.
4-Kabule göre; kabul ve red edilen miktar üzerinden yargılama giderlerinin paylaştırılmaması ve reddedilen miktar üzerinden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine (2) (3) ve (4) nolu bentlerde açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.