Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3596 E. 2006/5723 K. 22.06.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3596
KARAR NO : 2006/5723
KARAR TARİHİ : 22.06.2006

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davalılar … … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Kadastro sırasında 113 ada 15 parsel sayılı 8.531.48 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz Asliye Hukuk Mahkemesinde dava konusu oduğundan sözedilerek malikhanesi açık bırakılmak suretiyle tesbit edilmiştir. Asliye Hukuk Mahkemesinde davacı… ve arkadaşları tarafından davalılar … … ve arkadaşları aleyhine açılmış olan elatmanın önlenmesi davası kadastro mahkemesine aktarılmıştır. Mahkemece davanın kabulünü ve taşınmazın … mirasçısı davacılar adına veraset ilamındaki payları oranında tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davalılar … … ve arkadaşları vekili ile davalı Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
1-Dosya içeriğine, kararın dayandığı delillere, taşınmazın tesbitin dayanağı değişmez sınırlı tapu kaydı kapsamında kaldığının keşif, uygulama yerel bilirkişi sözleri ve bunu doğrulayan komşu parsel tutanak ve dayanak kayıtları ile saptandığına değişmez sınırlı kayıtlarda kaydın kapsamının miktarına göre değil sınırlarına değer verilerek belirleneceğine ve kararda yazılı diğer gerekçelere göre Hazinenin temyiz itirazları yerinde değildir.Reddiyle usul ve yasaya uygun aleyhindeki hükmün ONANMASINA

2-Davalılar … … ve … … mirasçılarının temyiz itirazlarına gelince;
Mahkemece yapılan araştırma ve inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. İddia ve ileri sürülüşe ve savunmaya göre taraflar arasındaki uyuşmazlık tapuda kayıtlı taşınmazın kayıt maliki yada mirasçısı olmayan ve fakat zilyet olan ücüncü kişi tarafından yapılan tapu dışı satışın geçerli olup olmadığı ve bunun sonucu olarak satınalma ile zilyet olan davalılar yararına mülk edinme koşullarının oluşup oluşmadığı noktasında toplanmaktadır. Mahkemece ne satış tarihi ne satıcının ve nede satın alanların tesbit tarihine kadar olan zilyetliklerinin başlangıç tarihi süresi ve sürdürülüş biçimi konularında yeterli araştırma yapılmamış yerel bilirkişi ve tanık sözleri arasındaki kısmı çelişkilerin giderilmesine çalışılmamış, tarafların delilleri tam olarak toplanmamış, davalı tarafın gösterdiği tanıklardan yalnız birisinin dinlenmesi ise yetinilerek hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde mahkemecae davacı tarafın delil listesinde yer alan Bornava 1. ve 2. Asliye Hukuk Mahkemelerinin 1996/1036 ve 1109 Esas sayılı dava dosyaları ile tapu kayıt maliki … mirasçılarından … (…) eşi … (…)’nın ölüm tarihini gösterir nüfus kayıt örneği getirtilmeli daha sonra önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla davalı tarafın 1.3.1998 tarihli listede isimlerini bildirdiği tanıklar sağ oldukları takdirde satış senedi mümzisi tanıklar ve tesbit bilirkişileri hazır olduğu halde yerinde yeniden keşif yapılarak senette yazılı olduğu gibi satışın 16.3.1974 tarihinde mi yoksa sonraki tarihtemi yapıldığı, satışı yapan … ve babası …’nün ilk defa hangi tarihte taşınmaza hangi nedenle zilyet oldukları ve hangi tarihe kadar zilyet olup davalılara hangi tarihte satıp zilyetliği devrettikleri, davalılarında hangi tarihten itibaren zilyet oldukları ve tesbit tarihine kadar zilyet olup olmadıkları maddi olaylara dayalı olarak yerel bilirkişi ve tanıklarla senet mümzisi tanıklardan ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri ile tutanağın edinme yerindeki açıklamalar arasında aykırılık doğduğunda tesbit bilirkişileride tanık sıfatıyla dinlenerek aykırılığın giderilmesine çalışılmalı, gerektiğinde satış senedinin düzenlendiği tarihle ilgili olarak bilirkişi incelemesi yaptırılmalı, senette muhtar

olarak imzası bulunan …’in 1974 ila 1984 yılları arasında muhtar vekilliği yapıp yapmadığı mercilerinden sorulmalı, tesbitin dayanağı 13.4.1935 tarihli ve 45 numaralı tapu kayıt maliki …’nin 1930 yılında öldüğü ve kaydın mirasçılarına intikal görmemesi nedeni ile satışı yapan … ve babası …’nün satış tarihine kadar 20 yılı aşkın süre ile zilyet olmaları halinde satışın geçerli olup olmayacağının alıcılar yararına 3402 sayılı Kadastro Yasasının 13/B-c maddesine göre hukuki değerini yitirip yitirmeyeceğinin karar yerinde tartışması yapılmalı, üçüncü kişilerin satışı geçersiz olsa bile davalıların kadastro tesbit tarihine kadard 20 yılı aşkın süre ile zilyet olmaları halinde de aynı yasa maddesine göre davalılar yararına tapu kaydının hukuki değerini yitireceği düşünülmeli, fen bilirkişisine keşfi izlemeye olanak verecek biçimde raporlu kroki düzenlettirilmeli, ondan sonra toplanan deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir. Mahkemece bu yönlerin gözetilmemiş olması doğru olmadığı gibi;
Kabule göre de; düzenli sicil oluşturmakla yükümlü olan kadastro hakiminin taşınmazın açık kimlikleri ve pay oranları belirtilerek kim yada kimler adına tesçile karar verildiğinin hüküm yerinde gösterilmesi gerekirken veraset ilamlarına atıfta bulunulmakla yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olmasıda doğru değildir.
Davalılar … … ile … … mirasçılarının temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalı … ve arkadaşlarına geri verilmesine 22.6.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.