YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3800
KARAR NO : 2006/6046
KARAR TARİHİ : 04.07.2006
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı … adına kayıtlı davalı … idaresinde bulunan…plakalı aracın müvekkiline ait… plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen hasar bedeli ve araç mahrumiyeti bedeli olan 2.800.000.000.TL’nin sigorta şirketi poliçe limiti ile sorumlu olmak kaydı ile davalılardan tahsilini talep etmiştir.
Davalılar … vekili ve … vekili davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda, davalı … hakkındaki hükmün onanarak kesinleşmesi nedeniyle hüküm kurulmasına yer olmadığına, davalı … hakkında açılan davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, trafik kazasından doğan zararın tazminine ilişkindir. Kural olarak resmi trafik sicilinde adına motorlu araç kayıtlı olan ve tesçil belgesi verilmiş kimse “araç sahibi”dir Tesçil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri noterlerce yapılır. Ayrıca satış ve devirler noterlerce, işlenmek üzere en geç işlemi izleyen onbeş iş günü içinde ilgili tesçil kuruluşuna bildirilir. (TTK.m.20/2-d).Bu işlemler trafik kazalarında sorumlu olan kimselerin kısa sürede belirlenmesi ve zarar görenlerin korunmasını sağlar.Somut olayda, davalı … kazayı yapan aracın trafik kaydına göre sahibi durumundadır.
Davacı trafik kaydını esas olarak dava açmıştır. Kaza sırasında bu davalının aracın sahibi olmadığı trafik kaydının gerçeği yansıtmadığıda öne sürülmüş değildir. Davalı aracın satışının yapılıp devredildiğini noter senedini ibraz ederek kanıtlamıştır. Bunun üzerine bu davalı hakkındaki dava reddedilmiştir. Davacı, davayı çarken araç malikini trafik kaydına göre tesbit edebilir. Aracın noter sözleşmesi ile satıldığınında davacı tarafından bilinememesine göre davacının davalı …’a husumet yönelterek dava açmasında kusuru bulunmamaktadır. Sonuç olarak davacının davalı …’a yargılama gideri ve ücreti vekalet ödemeye mahkum edilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 4.7.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.