YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3909
KARAR NO : 2006/6386
KARAR TARİHİ : 10.07.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın reddine ilişkin verilen hüküm davacı vekili tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
2859 sayılı yenileme kadastro sırasında eski 673 nolu yeni 194 ada 218 parsel sayılı 8721.27 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz zemindeki fiili kullanım sınırlarına göre ölçüsü yapılarak davalı … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı …, sınırın sabit olduğu, davalı parselde kalan 300 metrekare yerin adına tesçil edilmesi gerektiği iddiasına dayanarak dava açmıştır. Mahkemece davanın reddine ve dava konusu parselin tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece ilk kadastro tesbit tarihindeki ölçüm tekniği ve yöntemiyle paftaların yenilenmesi sırasındaki ölçüm tekniği ve yönteminin farklı olduğu ve bu nedenle daha sıhatli bir ölçüm içeren ikinci kadastro tesbitine ve paftasına değer verilmesi gerektiği düşüncesi ile yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Fen bilirkişileri …ve… tarafından ortaklaşa düzenlenen 30.9.2005 günlü raporda ekli krokide kırmızı renkle taralı bölümün daha önceki tesbitte 219 (eski 672 nolu parsel) nolu paftaların yenilenmesi ile ilgili olarak yapılan ikinci kadastro tesbiti sırasında yeni 218 (eski 673) parsel içerisinde ölçüldüğünü bildirmişlerdir. Tapulama ve kadastro paftalarının yenilenmesi hakkındaki 2859 sayılı Yasanın 4/2 maddesinde yenileme sırasında ilk kadastro veya tapulamanın tahdid ve tesbit ettiği parsel sınırlarına itibar olunması gerektiği, aynı maddenin 1. fırkasında da yenilenmenin teknik çalışmaları kapsayıp tapu siciline geçmiş veya geçmemiş mülkiyet ve mülkiyete ilişkin hakların inceleme konusu yapılamayacağı hükme bağlanmıştır. Ayrıca dinlenen tanıklarda aradaki sınırın ilk tesbit sırasındaki belirlenen sınırlar olduğunu söylemişlerdir. Açıklanan bu hususlar karşısında mahkemece davanın kabulüne karar vermek gerekirken dosya içeriğine aykırı düşüncelerle ve delillerin değerlendirilmesinde yanılgıya düşülerek yazılı olduğu üzere reddi yoluna gidilmiş olması doğru değildir.
Davacı … temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 10.07.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.