Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/3924 E. 2006/6394 K. 11.07.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/3924
KARAR NO : 2006/6394
KARAR TARİHİ : 11.07.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne dair verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davacı şirket adına kayıtlı davalı … idaresinde bulunan …. plakalı aracın …. Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı müvekkili idaresinde bulunan …. plakalı araca çarpması nedeniyle araçta meydana gelen 5.159.938.000.TL hasar bedelinin davalılardan olay tarihinden işleyecek faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili davacının aktif dava ehliyetinin bulunmadığını, dava açma hak ve yetikisinin İçişleri Bakanlığına ait olduğunu, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Bir motorlu aracın karıştığı kazada üçüncü kişinin uğradığı zarardan birden fazla kişi sorumlu bulunuyorsa bu kişilerin 2918 sayılı yasanın 88. maddesi gereğince müteselsilen sorumlu olacakları kabul edilmiştir. Davaya konu …. Emniyet Müdürlüğü adına kayıtlı araçta meydana gelen hasardan malike karşı davacı aynen iade yükümlülüğü nedeniyle tüm hasar bedelinden diğer davalılar ise kusurları oranında sorumludurlar. Müteselsil sorumlular arasında biri tarafından zarar görene ödeme yapılması halinde ödemeyi yapan müteselsil borçlu kusurları oranında diğer müteselsil borçlulardan ödediği miktarı rücuen talep edebilir.Somut olayda zarara uğrayan aracı davacının tamir ettirdiği hasar bedelini ödendiği mahkemenin kabulü ile de belirlenmiştir. Buna göre davacının davalılardan ödediği miktarı kusurları oranında rücuen talep etmekte hukuki yararının varlığı ve aktif dava ehliyetinin bulunduğu kabul edilerek tarafların delilleri toplanıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde aktif dava ehliyetinin yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmesi doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 11.7.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.