Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4249 E. 2006/8116 K. 06.11.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4249
KARAR NO : 2006/8116
KARAR TARİHİ : 06.11.2006

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda; kararda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine dair verilen hükmün süresi içinde davacı-karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-

Davacı vekili, davalılardan …’e ait sevk ve idaresindeki … plakalı aracıyla müvekkiline ait ve diğer davalı …’ın sevk ve idaresindeki… plakalı ambulansa çarptığını belirterek hasar ve tesbit gideri olarak toplam 3.929.566.780.TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini karşı davanının reddini savunmuştur.
Davalı karşı davacı vekili, kusur oranı ve hasar miktarını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini müvekkilinin aracında meydana gelen hasar ve araç mahrumiyeti olarak toplam 1.439.000.000.TL’sı tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte … ile …’dan tahsilini talep etmiştir.
Davalı … kusursuz olduğunu davacı Bakanlığa ait zararın İhlas sigorta A.Ş tarafından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma toplanan deliller benimsenen bilirkişi raporu gereğince davacının davasının reddine, karşı davanın kısmen kabulü ile 152.00.YTL’sı tazminatın davacı karşı davalı … Bakanlığından olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiş, hüküm davacı karşı davalı … vekili tarafından temyiz edilmiştir.
1-21.7.2004 tarih, 25529 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan ve aynı tarihte yürürlüğe giren 5219 sayılı kanun ile yapılan değişiklik sonucu HUMK.nun 427 maddesinde öngörülen kesinlik sınırı 1.1.2006 tarihinden itibaren 1.090.00.YTL’ye çıkarılmıştır.
Temyize konu karşı dava yönünden verilen karar yasanın yürürlüğünden sonra verildiğinden kesin niteliktedir. Kesin olan kararların temyiz istemleri hakkında mahkemece bir karar verilebileceği gibi 1.6.1990 gün 3/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Yargıtay’ca da temyiz isteminin reddine karar verilebilir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin karşı dava yönünden temyiz isteminin mahkeme hükmünün kesin olması nedeniyle reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin esas dava yönünden temyiz itirazlarına gelince: Mahkemece toplanıp değerlendirilen delillere özellikle oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenen uzman bilirkişi raporunda belirtilen tazminata ilişkin hesaplamanın hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına göre davacı-karşı davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
3-Hükme esas bilirkişi raporu ile davacının belirlenen zararı 1.960.00.YTl’sıdır. Sigorta şirketi 2.448.00.YTL’sı poliçe sorumluluk limitini dava açıldıktan sonra 19.10.2000 tarihinde ödediğine göre dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar vermek gerekirken asıl davanın reddine karar verilmesi doğru olmadığı gibi, hüküm altına alınan zarara olay tarihinden itibaren ödeme tarihine kadar yasal faiz uygulanmaması ve yine tarafların yaptıkları yargılama giderleri ile vekalet ücretlerinin davalarının kabul ve red oranına göre hüküm altına alınmaması da isabetli görülmemiştir.
SONUÇ:Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-karşı davalı vekilinin karşı dava yönünden temyiz talebinin kararın kesin olması reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı karşı davalı vekilinin temyiz
itirazlarının reddine (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle usul ve yasaya uygun bulunmayan hükmün temyiz eden davacı-karşı davalı yararına BOZULMASINA ve peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 6.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.