Yargıtay Kararı 17. Hukuk Dairesi 2006/4333 E. 2006/6950 K. 19.09.2006 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4333
KARAR NO : 2006/6950
KARAR TARİHİ : 19.09.2006


-Y A R G I T A Y İ L A M I –

MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi

Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Mahkemece verilen hüküm davacı … mirascısı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:

-K A R A R-
Kadastro sırasında 33 parsel sayılı 12500 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz vergi kaydı ile irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeniyle … adına tesbit edilmiştir. İtirazı tapulama komisyonunda reddedilen … ve arkadaşları irsen intikale dayanarak dava açmışlardır. Mahkemece itiraz neden ve delillerini bildirmediklerinden davacıların itiraz etmemiş sayılmalarına davalı taşınmazın tesbit ve komisyon kararı gibi tapuya tesçiline karar verilmiş, hüküm davacı … mirasçısı … tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, daha önce yürürlükte bulunan 766 sayılı tapulama yasasının 60/3 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı K.Yasasının 28/2 maddelerine dayanılarak yazılı olduğu üzere davacıların itiraz etmemiş sayılmalarına ve taşınmazın tesbit gibi tesciline karar verilmiş ise de, varılan sonuç dosya içeriğine ve yasa hükümlerine uygun düşmemektedir. Kadastro tesbitinin yapıldığı 15.11.1974 tarihinde yürürlükte bulunan 766 sayılı tapulama yasasının 60/3 maddesi ile hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 3402 sayılı Kadastro Yasasının 28/2 maddelerinde itiraz edenin (davacının) dava dilekçesinde itiraz sebep ve delillerini bildirmek zorunda olduğu, dilekçede bu hususun bildirilmemesi durumunda hakimin gönderilecek davetiye ile dava sebep ve delillerini bildirmesini davacıya tebliğ edeceği, davacının ilk duruşma oturumuna kadar dava sebep ve delillerini dilekçe
../…

-2-
2006/4333
2006/6950

ile veya ilk oturuma gelmek suretiyle bildirmemesi halinde ise hakimin davanın açılmamış sayılmasına ve taşınmazın tesbit gibi tesciline karar vereceği ve bu hükmün çıkarılacak davetiyede açıkça belirtileceği öngörülmüştür. Getirtilen kayıtlara göre hükmü temyiz eden… davacılardan …’ın kızıdır. … 18.11.1976 tarihinde öldüğü kayden sabit olmasına rağmen 17.12.1980 tarihinde adına davetiye çıkarılmış ve çıkarılan davetiyenin tanınmaması nedeniyle bila tebliğ iade edildiği görülmüştür. Gerçektende dava dilekçesinde dava sebep ve delilleri açıkça bildirilmemiştir. Her ne kadar … adına çıkarılan davetiye 766 sayılı tapulama yasasının 60/3 maddesindeki hususları içermekte ise de, ölmesi nedeniyle kendisine usulüne uygun bir şekilde açıklamalı (meşruhatlı) davetiyenin tebliğ edilememesi daha sonrada mirasçılarının belirlenmesi üzerinede mirasçıları adına yine yasada öngörülen şekilde davetiye çıkarılmaması ve ilanen tebligat yoluna dahi gidilmemiş olması karşısında davacı …’ın davası yönünden hem 766 sayılı tapulama yasasının 60/3 ve hem de 3402 sayılı Kadastro Yasasının 28/2 maddesi koşullarının gerçekleştiğinden söz etme olanağı yoktur. Kaldı ki usulüne uygun biçimde taraf teşkili de yapılmamıştır. Taraf teşkili davanın görülebilme koşullarından olup mahkemece re’sen nazara alınması gerekir.
Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru görülmediğinden yerel mahkeme hükmünün bozulması gerekir.
Davacı … mirasçısı …’ın temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 19.9.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.