YARGITAY KARARI
DAİRE : 17. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2006/4339
KARAR NO : 2006/8369
KARAR TARİHİ : 14.11.2006
MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki tesbite itiraz davası üzerine yapılan yargılama sonunda: Davanın kısmen kabulüne kısmen reddine ilişkin verilen hüküm davacı … ve davalı … tarafından süresi içinde temyiz edilmekle, dosya incelendi, gereği düşünüldü:
-K A R A R-
Kadastro sırasında 101 ada 40 parsel sayılı 70486.94 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeni ile davalı … adına tesbit edilmiştir. Askı ilan süresi içinde davacı … dava konusu 101 ada 40 nolu parsele yönelik olarak irsen intikal, taksim, ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı … Kadastro Müdürlüğüne karşı, davacı … dava konusu 101 ada 40 nolu parsel ve dava dışı 101 ada 46 ve 50 nolu parsellere yönelik olarak, irsen intikal, satın alma ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak davalı … Kadastro Müdürlüğüne karşı ayrı ayrı dava açmışlardır. Mahkemece her iki dava dosyası birleştirilmiştir. 101 ada 46 ve 50 nolu parseller hakkında tefrik kararı verilmiştir. Mahkemece davacılar … ve …’in davalı Kadastro Müdürlüğüne karşı açtıkları davanın husumetten reddine, davacı …’ın davalı Hazineye karşı açtığı davanın reddine, davacı …’in davalı Hazineye karşı açtığı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine, dava konusu 101 ada 40 nolu parselin kadastro tutanağının iptaline, teknik bilirkişinin 15.9.2005 tarihli raporunda C harfi ile işaretli 4689.99 metrekare yerin davacı … adına köyün son parsel numarası verilerek, A harfi ile işaretli 65796.95 metrekare yerin aynı parsel numarası ile davalı … adına tapuya tesçiline karar
verilmiş, hüküm davacı … ve davalı … tarafından temyiz edilmiştir.
Dava dilekçelerindeki ileri sürülüşe ve karar içeriğine göre hazinenin temyizi taşınmazın krokisinde (C) harfi ile işaretli 4689.99 m2 lik bölümüyle, davacı Fikrinin temyizi ise 40 nolu parselin tümü ile ilgili hükme yönelik bulunmaktadır. Kadastroca 101 ada 40 nolu parsel Devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olduğu nedeni ile hazine adına tespit edilmiş, davacı … taşınmazın bir bölümünün kendisine ait dava dışı 15 nolu parselin devamı olduğunu,davacı … ise taşınmazın tümüne yönelik olarak irsen intikal, satın alma ve zilyetliğe dayanarak dava açmışlardır. Yerinde yapılan keşifte dinlenen yerel bilirkişi ile davacı … tarafından gösterilen tanıklar ve tespit bilirkişileri taşınmazın (C) ile işaretli bölümü üzerinde …’in ve miras bırakanlarının uzun süre zilyet ettiklerini bildirmekle beraber zilyetliğin başlangıç tarihi ve süresi ile ilgili olaylara dayalı olarak bilgi vermemişlerdir. Ayrıca davacı … delil olarak herhangi kayıt ve belgeye dayanmamasına karşın adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediği mercileri nezdinde araştırılmamış ve taşınmazın kuru yada sulu arazi olup olmadığı üzerinde de durulmamıştır.
Davacılardan …’ın davasına gelince; Yukarıda açıklandığı üzere davacı taşınmazın tümünü dava etmiş ve delil olarak ta satın alma ve zilyetliğe dayanmıştır. Mahkemenin 22.4.2005 günlü oturumunda verilen önele uyarak süresinde tanık listesini vermiş ve keşif ara kararında da tanıkların davacı tarafından mahallinde hazır edilmesine karar verilmiştir. Usul Yasasında tanıkların taraflarca mahallinde hazır bulundurulacaklarına dair hükme yer verilmemiştir. Ayrıca usulün 259. maddesinde de taşınmazlarla ilgili davalarda tanıkların taşınmazın başında dinleneceği öngörülmüştür. Hal böyle iken daha sonraki oturumda davacı tarafından gösterilen tanıklar adına duruşmada dinlenilmeleri yönünde davetiye çıkarılmış olması da bu bakımdan doğru değildir.
Eksik inceleme ile hüküm verilemez. O halde, önceki keşifte dinlenen yerel bilirkişi ve tanıklarla davacılardan … tarafından gösterilen tanıklar ve tüm tespit bilirkişileri eşliğinde yerinde yeniden keşif yapılarak, öncelikle davacı …’den 40 nolu parselin tamamını mı, yoksa belirli bir bölümünü mü dava ettiği açıkça sorulup
beyanı imzası ile belgelendirilmeli, dava ettiğini bildirdiği yer düzenlenecek krokiye aksettirilmeli, takiben yerel bilirkişiler aracılığıyla davacı Fikrinin dayandığı 1.4.1956 tarihli senedin uygulaması yapılarak taşınmazın tamamına veya bir bölümüne ait olup olmadığı kesin olarak saptanmalı, bilirkişi ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, kim yada kimlerden kaldığı, davacılar … ve …’ın taşınmaz içerisindeki dava ettikleri bölümler üzerindeki zilyetliklerinin başlangıç tarihi, süresi ve de sürdürülüş biçimi olaylara dayalı olarak ayrı ayrı sorulup saptanmalı, bilirkişi ve tanık sözleri arasında aykırılık doğduğunda giderilmeli, gerektiğinde açıklanan hususlarla ilgili olarak komşu parsellerin malik yada zilyetlerinin tanık sıfatıyla bilgilerine baş vurulmalı, … Yeşilova tarafından … oğlu … ve … oğlu … aleyhine Cumaovası Sulh Hukuk Hakimliğinde açılan elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası ile ilgili dava dosyası da getirtilerek değerlendirmede göz önünde bulundurulmalı, taşınmazlarla ilgili davalarda bilirkişi ve tanıkların keşif yerinde dinleneceği ilkesine uyulmalı, davacılar adına belgesiz zilyetliğe dayalı olarak taşınmaz tespit yada tescil edilip edilmediği Tapu Sicil ve Kadastro Müdürlükleri ile Hukuk Mahkemeleri Yazı İşleri Müdürlüğü nezdinde araştırılmalı ve olduğunda tutanakları getirtilip incelenmeli, bu beyanda taşınmazın 3083 ve 5403 sayılı yasa hükümleri göz önünde bulundurularak kuru yada kuru arazi olup olmadığı konusu mercileri nezdinde araştırılıp bu konuda ziraatçı bilirkişiden de görüş alınmalı, fen bilirkişisine senedin uygulanması ile ilgili yerel bilirkişi sözlerini ve de her bir davacının taşınmazda dava ettikleri bölümleri ve taşınmaz içerisindeki konum ve miktarlarını gösterir raporlu kroki düzenlettirilmeli ondan sonra toplanan ve toplanacak tüm deliller birlikte değerlendirilerek hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmelidir.
Davacılardan … ile davalı Hazinenin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü BOZULMASINA peşin alınan harcın istek halinde temyiz edene geri verilmesine 14.11.2006 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.